Balkon Bahceciligi: Bahar Fideleri Hazirlama Zamani Geldi

Baharin nesesi hissedilmeye basladi bile. Toprak uyaniyor. Tohumlari toprakla kucaklastirma zamani geliyor diye fisildiyor daglardan inen cam kokulu tatli ruzgarlar.

Miss gibi nergisleri kokladik. Ben geliyoruuumm diyor en tatli mevsim.
image

Burada kertenkele dostlar bile burunlarini gunese donmeye basladilar kovuklarindan cikip.
image

Kacirmamamiz gereken bahar yagmurlari var bir onceki Bahar Hazirliklari yazisinda bahsetmistim. O sebeple hizla hazirlanmaya calisiyoruz bahara.

Terasimizin duzeni oturmustu, her isin zamani duzeni belliydi rahattik. Simdi ilk yil toprakla mevsimle havayla suyla tanisma evresi gecirecegiz bir nevi sil bastan basliyor doga staji, heyecanliyiz.

Minik bir balkon terasimiz ve kucucuk (35 metrekare kadar) bir toprak parcamiz oldu burada. (Bize ait degil ama bu yil topragiyla biz oynayacagiz) Toprak parcacigimiz evimize 2,5 km uzakta ama olsun 🙂 severek yuruyoruz yavru cadiyla, toprak topraktir. Karnimizda kelebekler ucusturmaya yetiyor.

Dolayisiyla bu yil iki kati fide iki kati efor iki kati sabir iki kati heyecan. Henuz son donlar gecmedigi icin topraga tohum birakmak uygun degil. Cunku uyanip bas veren tohumlarin hepsi donda etkilenebilir. Yalniz gec de kalmamak gerek toprak isindigi anda fideler hazir olmali ki tum bahari degerlendirebilsinler kok salarken. Bu yuzden ic mekanda erkenci tohumlardan fide elde etmenin tam zamani.

Eskiden evimizin ikinci katini kis bahcesi olarak kullandigimiz icin fideligim orasiydi. Kocaaa kat, istedigim yerinde cimlendirme koklendirme celiklemee gonlumun cektigi deneyi yapiyordum. Simdi toplam 38 metrekare yasam alaninda nereye koysam nasil etsem en kullanisli hali olur diye dusunmedim desem yalan. Sonunda bir yer ayarladim onlara.

Kizimla basladik viyol hazirlamaya. Gecmis zamanlardan biliyorum ki en kolay transfer edebildigim, en kolay altini ustunu temizledigim en kolay gozlemledigim ve en az yer kaplayan viyoller pet bardaklar. O yuzden yer degistirmem gerekenleri pet bardaklarda cimlendiririm. Bu yil erkenci tohumlarin viyollerinin tamamini pet bardak yaptim. Cunku pirtlayan tohumlar gerekirse yetistirme isigi altina gidecek, digerleri gunesi takip edecek. Dar alanda bunu klasik viyollerle yapmak kolay olmazdi.
image

50 tane erkenci viyol hazirladik yavru cadiyla. Once direnaj kanallarini actik tek tek son kontrolleri yaptik. Sonra etiketlerini olusturduk. Marker kalemimiz gezmelere cikmis bulamadik. Anne cadi zihni sinir, hemen uydurukladi bir seyler. Ipek plaster suya karsi dayaniklidir ve yazisini da kolay kaybetmez. 50 tane etiket hazirladik. ( o kadar okulu bosuna mi okudun yazik o diplomaya sertifikalara saglikcisin sen ne isin olsun toprakla tarimls diye uzulenler icin bu proje, bi ise yariyor tabi saglik bilmek:) )

Etiketler bitince her bir viyole turlere gore uygun sayida tohumu yerlestirdik. Burada onemli olan sizin elinizdeki tohumun turu, kok istekleri, dal budak salma durumu vs. bunlari hesaba katarak tohumlari atabilirsiniz.

Ben bu noktada ozellikle kac tohum kullandim kaci cimlendi vs istatistigini tuttugum icin sayilara yerlesimlere dikkat ediyorum. Tohumlarimin cimlenme oranlari, cimlenenlerin kaci saglikliydi gibi bilgiler sonraki sezonlar icin gercekten yonlendirici oluyor.

image

Bir diger onemli nokta cimlenme zamanina kadar kullandiginiz topragi nemli tutmak. Fakat tohumu suda bogmamak, curutmemek de gerek. Drenaj iyi olmali ve toprak havadar olup nemi de tutmali. Viyoller hazir olunca topraga suyu bolca verip 15 dk yarim saat kadar suzulmesini bekleyip tohumu oyle koymak kullanilabilir bir yontem mesela.

Bazi yerlerde karanlikta diye gorebilirsiniz ama ben cogu tohumu bol isikta cimlendiriyorum. Hatta yetersizse yetistirme lambasi kuruyorum ic mekanda. Cunku topraktan cikan ilk filizin isigi gordugu ani, hislerini cok onemsiyorum. O yuzden uzerini ortecekseniz dahi seffaf ortuleri tercih etmenizi oneririm. Koyu poset vs kullanmak gozlem acisindan da engelleyici.

Bu ilk parti 50 viyole 2 cesit domates, bir cesit kabak, fransiz kadife cicegi, altin cilek ve murver tohumlari ekildi. Normalde portatif seralar yapardim erkenciler icin ama yerim dar olunca bir sera uydurukladim. Sonucunu henuz almadigimdan onu paylasmiyorum yanlis yonlendirmemek icin ama eger iyi sonuc alirsam sonraki yazida onu da aktaracagim.

Tohumlarimiz atalik tohumlar, daha once bahsetmistim bu yil tohum kutuphanemizde tam 63 cesit yerel tohum olmus. Yerli degil bu arada yerel tohumlar pek kiymetli, aradaki farki da uzun uzadiya konusmak gerek belki.

Bu arada eger tatli patates yetistirme fikriniz varsa onun icin de tam zamani. Eger firsat bulursam onun da yetistirme yontemini detayli aktarmaya niyetliyim. Hayat oyle tatli akip gidiyor ki, cok sukur, yasamaktan yazmaya firsat bulamiyoruz. Daha dun aksam konustuk Sonerle, gercekten oyle cok sey var ki kacirmak istemedigimiz oncelik siralamasi yapmak zorunda kaliyoruz ve internet takdir edersiniz ki hep sonlara kaliyor.

Ama elimizden geldigince en azindan onemli noktalari paylasmaya calisiyoruz ki evlerde yesiller artsin. Lutfen siz de yaptiklarinizi bizimle paylasin ki bize de sonraki yazi icin motivasyon olsun. Balkon bahcesi disinda bir de bahce macerasi var bu sezon, hortikultur deneme hikayelerimizi zevkle paylasacagiz.

Bereketli bahar ola her yuvaya.

Balkon Bahceciligi: Bahara Hazirlik Zamani Geldi

Bu gunler doganin en tatli uykusunun oldugu gunler. Hani o ‘anne 5 dakka daha’ var ya iste tam oradayiz. Topragi bahar yagmurlari icin hazirlama vakti geldi. Imbolc kutlu ola.
image

Ben kadim doga takviminin asiklarindanim. Zamanla kimini dinler sahiplenmis, kimi ogretilerle bireylerle anilmis kimi tanricalara tanrilara adanmis ama bu gunler gercekten doganin nabzini tutuyor. Herbirini tanir bu kadim bilgelerin takvimlestirdigi bu gun ve mevsimlerden yararlanirsaniz her sey daha da anlamli hale geliyor. Iste imbolc o gunlerden biri. Eski dilde dogum anlamina geliyor ve kuzularin ana karninda oldugu dogdugu mevsimi ifade ediyor. Bu zamandan itibaren artik yavas yavas bahar da dogacak, umutlar da tohumlar da topraga atilacak.

Cemre zamani yakin. Once hava sonra su sonra toprak yavas yavas isinacak. Iste o topragin isinma zamanina da fide yetistirmek gerekiyor bir yandan. Cok calismamiz gerekiyorr cookk.

Balkon, bahce vs topragimiz nerede olursa olsun onu bahar yagmurlarindan mahrum kalmayacagi sekilde hazirlamaliyiz. Peki bu hszirlik topragi surmek bellemek vs anlamina mi gelir illa? Elbette hayir.

-Hali hazirda gecen sezon islenen topraklar zaten yumusacik olmali. Onlarin su an uzerleri acik mi nefes aliyorlar mi drenaj yeterli mi bunlari kontrol edebilirsiniz.

– Yeni baslayacaksaniz saksilarinizi simdiden hazirlayin, topraginizi yagmurlara yetisirmeye calisin, yagmurlar cok onemli hem mikroorganizlar hem elementler, cozunme, organik maddeler acisindan. Belki firsat olursa bir zaman da ondan konusuruz.

– Eger kokleri sokmemis yapraklari toplamamissaniz zaten organik maddeler var toprakta demektir, miiss. Ama yoksa ya da yeni toprak kullanacaksaniz biraz dal yaprak kok kabuk vs organik madde destegi yapabilirsiniz parcalari kucultup.

– Yumurta kabuklarinizi toprakla bulusturmak icin uygun anlardan biri 😉 Verin topraga, yagmurlar da yardim etsin, yavas yavas salinsin kalsiyum, fosfor..

– Az miktarlarda cay posalarini yavas yavas topraga ekleyebilirsiniz. Sinekler pek gorunmezken karissinlar topraga, sineklenme de olmasin.

– Topraginiz eger cok sertse bitki kilcallari gelismeyecek durumdaysa bir alt ust edin havalansin. Eger oturmus bir bahce saksi vs ise ve toprak canliysa derin kazmayin, surmeyin, topragin baglarini kirmamaya calisin.

– Tohumdan uretmek istiyorsaniz tohumlarinizi hazirlayin. fide yetistirmeye baslayacagiz. 3. Cemrede artik toprak isinacak ve ortalama toprak isisi 10 dereceyi buldugunda fideler yerlerine sirayla tasinacak. Biz bu yil tohum kutuphanemizin envanterini cikartinca havalara uctuk. Suana dek 60 kusur yerel tohum cesidi biriktirmisiz cogu atalik.

– Eger tohumlariniz yoksa etrafinizdaki kisilerle takasa gidin, tohum takas senliklerini takip edin. Tam zamani.

– Eger fide alacaksaniz simdiden arastirmaya baslayin. Belki fazla fidesi olan sizin gibi yetistiriciler vardir yakininizda. Forumlari takip edin 😉

Hepsinden onemlisi simdiden topraginizla konusmaya baslayin 😉 ekmeyi dusundugunuz yerde fidelerinizi imgeleyin, kokularini cagirin. Alaninizin enerjisi simdiden sizi mutlu etmeye baslayacak.

Bereketli bir bahar olsun <3

Balkon Bahçeciliği: Sihirli Kökler /İnteraktif Mutfak Bostanı Atölyesi 3

Mutfak Bostanı Atölyemiz gerçekten beklediğimden çok daha fazla kişiye ulaştı. Çok güzel geri dönüşler aldı. Bu benim için çok sevindirici. Bir kaç yuva daha dalından yemenin tadına varacak, ala!

bostan
photo credit p&g

Soğan, sarımsak ve buğday çimiyle başladık. Mis gibi kardeş bostanlar edindik. İşte bu verdiğimiz emeğe değer. Şimdi sana güzel bir haberim daha var sevgili dünyalı dostum. Evde sana çok tatlı yeşillikler kazandıracak sihirli köklerin var, henüz tanışmadıysan bu yazı vesilesiyle tanışacaksın diye umuyorum.

Doğada özellikle bu mevsimde tohumlanma, yeşerme bitiyor. Güneşin uykuda olduğundan şu yazımda bahsetmiştim. Samhaini karşıladık, artık doğa takviminde, yuleye kadar yani kış gündönümü gerçekleşip en uzun geceyi yaşayıp gündüzler uzamaya başlayana dek, güneş dinlenmekle meşgul. Güneşle yaşayan canlılar tatilde. Toprak anadan güç alma vakti. Kökleri tüketilen, kışa dayanıklı, toprağın bağrında serpilmiş kısımlar şimdi hayat kurtarıcı.

O güzelliklerden bool bol girmeli bu mevsimde evlerimize. E evlerimize girmişken, çoğaltsak yeşersek ya onları 😉 Ne dersiniz? İşte size o sihirli köklerden bazıları.. Mümkün olduğu kadar çoğaltmaya, yeşertmeye çalışın. Bu da Mutfak Bostanı Atölyemizin diğer ayağı olmuş olsun. Şimdilik evinizdeki bu köklerden toparlayın aşağıda anlatacağım gibi yeşertmeye başlayın, zaman zaman birbirimizle durumları paylaşır, mutluluğu çoğaltırız.

Gelelim sihirli köklerimize:

Bu sebzelerin çoğu “çöp” olarak attığımız kısımlardan çoğalıyor. Dolayısıyla atmak yerine yeşertmek inanın çok hoşunuza gidecek 😉 İşte  bizim deneyip sonuç aldıklarımız 😉 Zaman zaman belki yeni eklemeler bile yaparız, takipte kalınız.

  • ZENCEFİL: Zencefille başlıyorum çünkü Hatice hanıma geçtiğimiz günlerde paylaşacağıma dair söz vermiştim ancak araya dünya işi karıştı, malum hayat beklemiyor ve benim bilgisayar başında hiiç zamanım yok gibi bir şey. double_2Telefon kullanmayınca da çoğu şey erteleniyor. Affola. Neyse, zencefillerinizi çoğaltmak öyle kolay ki bu güne dek neden yapmadığınıza şaşıracaksınız 😉 Taze zencefilinizin gözlerinden birini kesin. Bir toprak parçası üzerine oturtun ve düzenli olarak nemlendirin. Kısa sürede yeşerdiğini göreceksiniz. Bu yöntem gözlemlemek için harika. Bir kaç parça zencefili direk toprağa gömerek yeşertmeniz çok kolay. Bir süre sonra minik yeşilliklerin toprakta görünmesi sizi heyecanlandıracak 😉
  • KEREVİZ: Kerevizlerinizin köklerini düzgün bir şekilde kesin ve dilerseniz suya, dilerseniz toprağa oturtun. Bir süre sonra tekrar yapraklanmaya başladığını göreceksiniz.How-to-Simply-Regrow-Vegetable-Scraps
  • GÖBEK MARUL: Kerevizle aynı yöntemle bitmeyen marul yapabilirsiniz 🙂
  • PATATES: Patates kabuklarından bile üreyen bir sebze. İnanın öyle çabuk yeşilleniyor ki. seed-potato-growing-potatoesYapmanız gereken bir kaç parçaya bölüp gömmek. Gerisini kendisi hallediyor 😉 Yine gözlemlemek isterseniz filizlendirmek için bir parça toprak üzerine oturtup nemli tutarak çimlendirebilirsiniz.
  • HAVUÇ: Kesip attığınız havuç başlarının harika birer salata malzemesi üreticisi olduğunu duysanız şaşırır mısınız? enhanced-buzz-23833-1365438381-0Şaşırmayın 😉 Başlarını toprağa gömebilir ya da yeriniz yoksa tezgah üzerine birazcık suya oturtup sihri izleyebilirsiniz. Üstelik bol klorofilli ve besleyici yeşilliklerinizin tadına doyamayacaksınız.
  • TURP: Havuçlarla aynı şekilde turplarınızı da yeşillendirebilirsiniz. Ben özellikle kırmızı turp yapraklarına bayılıyorum ve ciddi manada bunu denemenizi öneriyorum. Turplarınızı yeşillendirin, bayılacaksınız salatalarınıza eklemeye 😉 Başlarını kesin ve toprağa veya suya oturtun. Tadaaaaa :))
  • TATLI PATATES: Patateslerinizle aynı yöntemle tatlı patateslerinizi de çoğaltabilirsiniz.
  • YER ELMASI: Patates ve tatlı patatese benzer şekilde yine yumrularıyla çoğaltabilirsiniz.
  • SOĞAN: Soğanlarınızı toprağa kavuşturarak kolayca yeşil soğan elde edebilirisiniz.
  • YEŞİL SOĞAN: Pazardan aldığınız yeşil soğanların köklerini atmayın. Suya veya toprağa kavuşturduğunuzda yaşamaya devam ettiklerini ve yeniden size vitamin olduklarını göreceksiniz 😉
  • SARIMSAK: Sarımsaklarınızın dişlerini kolaylıkla yeşil sarımsaklara dönüştürebilirsiniz.
  • PIRASA: Köklerini düzgün bir şekilde kesin. Normal zamanda attığınız şey sizin için tekrar pırasa üreten bir sihre dönüşecek 🙂 Toprağa veya suya kavuşturun ve bekleyin, usul usul büyüyecekler. Aşağıda köyümüzün kıymetli sakinlerinden, takipçimiz Arzu Hanımın pırasaları var mesela, paylaşmıştık anımsar mısınız? Hatta havuçları da vardı 😉12244588_981663828538608_25742122751874791_o
  • ISPANAK: Ayıklarken sağlam ve canlı olan kökleri ayırıp toprağa kavuşturun, yapraklanmaya başladığında çok mutlu olacaksınız 😉
  • FESLEĞEN, NANE vs: Kök sayılmazlar ama yeniden yeşertme söz konusu olunca hemen not edeyim istedim, çünkü onlar da sihirli 😉 Kuvvetli dallarından bir kaçını suya bırakın ve bekleyin. Bir kaç gün içerisinde kılcal kökleri görmeye başlayacaksınız bile 😉

Sözün özü toprakla ve suyla buluşturabileceğiniz tüm yeşillikleri fırsat buldukça deneyin. İlla ki yaşayanlar olacaktır. Hatta deneyimlerinizi bizimle de paylaşın hep birlikte öğrenelim. Kardeş bostanlarımızı büyütelim 😉

Diğer Balkon Bahçesi Ve Mutfak Bostanı Yazıları İçin Lütfen Blogta gezinmekten çekinmeyin, hunharca karıştırın 😉 Ve yeni yazıları kaçırmamak için mail adresinizi sağdaki kutucuğa bırakmayı unutmayın 😉

Mottomuz belli Her Mutfağa Bir Bahçe! Hazır mısınız yeşillerinize bir kaç yeşil daha eklemeye? Kökleri bundan böyle bambaşka bir gözle göreceksiniz 😉 Yavaş yavaş tanımaya toplamaya başlayın, bir sonraki atölye uygulamamız kökler üzerine olabilir 😉

Balkon Bahçeciliği: İnteraktif Mutfak Bostanı Atölyesi 2

Off nasıl da bereketli geçti bu cuma!

Sabah ekmek kokusuyla başladık güne, geceden mayalamıştım. Sabah erkenden haftasonunun ekmeğini pişirdim, miss.

E artık hava soğumaya başladı, kış geldi, Eskişehirlinin boza mevsimiii! Bozasız yaşayamaz benim jenerasyonumun çoğu ama her içtiğini de beğenmez. Biz de yeri ayrıdır bozanın. En iyisi kendi yaptığın. Hem de nasıl şifalı, her derde deva bir tatlı!

Boza mayamızı uyandırdım, harcını kardım pişirdim, mayaladım.

Limon sirkem azalmıştı, biraz da limon sirkesi yapmalı.

O arada ancak fırsat bulabilip öğleden sonra atölyeyi hazırlayabildim.

Buğday ektim ve dikey bir pencere önü bostanı hazırladım bir videoda.

Video ekipmanları yetersiz kalmış ışık vs biraz sabote etmiş beni ama  durup kontrol etmeyince ben farketmemişim bir kısmı karanlık, ne yapalım artık idare edeceksiniz bu seferlik. Tecrübe olmuş oldu devamı gelirse dikkat edeceğiz artık öğrenmiş olduk 🙂 ona göre bir düzenleme düşüneceğiz artık bakalım 😉 Güzel süreçler bunlar.

Video boyutu biraz büyük yüklenemedi bir türlü. Yüklendiğinde yazıyı güncelleyeceğim. Ama Bugün yüklenemezse diye de bir ürkme halim var internet hızı hava dolayısıyla çok düşük yüklenmiyor.

Şu linkte göreceğiniz dikey bahçenin asılabileni olacak videoda

Şimdilik ona göz atıp fikir edinebilirsiniz 😉
Yazıyı yazıyorum ki unuttum, atladım, sözümü isteyerek tutmadım zannetmeyin 🙂 İnternet müsade eder etmez video da burada olacak ve umarım hoşunuza gidecek, bir kaç tohum daha yeşertme isteği uyandıracak ve ben de çok mutlu olacağım 🙂

Eğer hoşunuza giderse ve devamını isterseniz lütfen yazın.

Belki bir kaç kişi olursak canlı gerçekleştirip sohbet bile edebilriiz ne dersiniz?
Edit: Sonunda yüklenmiş biz evde yokken 🙂 Gelince sürpriz oldu, aşağıya ekliyorum 😉

Balkon Bahçeciliği: İnteraktif Mutfak Bostanı Atölyesi 1

Beni hep bu güzel kadınlar mahvetti!

Hep güzel havalar yazmama ve güzel havalarda buralarda olmamama alıştın sanırım artık dünyalı dostum.

Ama bu sefer beni güzel kadınlar mahvetti!

Öyle güzel heyecanları, öyle güzel çabaları var ki! Aşık olmasan, heyecan duymasan ruhundan şüphe et, o kadar güzeller!

Her biri doğayı evlerinde istiyorlar!

lssh-window-herb
photo credit smallkitcheneye

Öyleyse o doğa buraya gelecek, her mutfağa bir bahçe gerek diyorum, evet! Kampanya bile olur bundan, olmaz mı? Yetişkinler ne fest fuud halleri varsa görürler biliyorum bir şey denmiyor onlara ama ya yavrular? Her çocuk ulaşabilmeli temiz gıdaya. Ben de böyle bir şey uyduruklayıverdim o güzel kadınlar için (vallahi beyler alınmayın da dünyayı zaten kadınlar kurtaracak 😉 )

İNTERAKTİF MUTFAK BOSTANI ATÖLYESİ

çok güzel bir uyduruk olacak bence :)) Zaten uydurukta çok iyiyimdir ayıp söylemesi. Bu hafta soğan, sarımsak ve buğday çimlerimizi yenileyeceğim, hep birlikte yapalım istedim.

Gelelim atölyemize;

İçindeki dişi enerjiyi yeşilliklerle birleştirip 10 kaplan gücüne ulaşmana katkı sağlamak istiyorum dünyalı dostum 😉

Hazır mısın?

Başlıyoruz.

Cuma günü hep birlikte mutfak bostanımızı oluşturmaya başlayacağız.

İşte bu atölye için gereken malzemeler

  • 3 adet kullanıma uygun kap (kullanmadığınız plastikler bu iş için biçilmiş kaftan, yaşasın geri dönüşüm) veya saksı
  • Taze soğan için arpacık soğanlar(pazarda bulabilirsiniz)
  • Sarımsak için evdeki kuru sarımsakların küçük kuru yeşillenmek üzere olan dişlerini kullanabiliriz
  • Buğday önemli, ilaçsız işlem görmemiş doğal buğday bulmalıyız hatta mümkünse kaynağından çook emin olduğumuz yerel buğday
  • Kaplarımızı dolduracak kadar torf
  • Su

Bu kadarcık 😉

Hazırlıklarımızı tamamlayabilelim diye 2 gün önceden haber veriyorum 😉

Eğer erken temin edeblirseniz bir miktar buğdayı 1 gece önceden filizlendirebilirsiniz, çimlenmeyi hızlandıracaktır 😉

Malzemelerinizi temin ediniz ve katılacaksanız bana da bir ses veriniz yazının işe yaradığını bileyim 🙂 Bunlarla başlıyoruz ama devamı gelecek eğer ilerleyebilirsek, heyecanlıyım! Her mutfağa bir bahçe! Eveett!

Cuma günü müsaitseniz bostan yapicez 🙂

Görüşmek üzere.

Balkon Bahçeciliği: Son Kış Kontrolleri Zamanı

Hava özellikle son iki haftadır harikaydı buralarda.
Hani bu yıl gelmeyen o bahar vardı ya, sanki onu sıkıştırılmış paket şeklinde ekim başından kasım ortasına kadar sundu doğa ana bize, şükran <3
İşte o arada önemli dönümlerden birini; ‘Samhain’i geçirdik takvim üzerinde ama asıl Samhain şimdi geldi diye düşünüyorum ben, iklim kayması buna sebep oluyor son yıllarda. Doğa takvimini izliyorsanız, kendi bahçenizi gözlemliyorsanız belki farketmişsinizdir.

 

Samhain popüler kültüre cadılar bayramı diye andığımız halloween ile ya da başka hikayelerle örtüştürülüyor anlatılırken ama esası doğanın uyuduğu son hasatların yapıldığı gecenin karanlık soğuk ve tehlikeli olduğu günlerin gelmesi. Yani Samhain artık güneşin görülmeyeceği görülse de ısıtmayacağı ekinin toprakta yaşamasının zor olacağı günlerin başladığını anlatıyor. Yazın resmi bitişi bir nevi.

İşte bugün bunun sinyallerini vermeye başladı istanbul. Artık kış aba altından sopa gösteriyor. Güneşin uyku vakti geldi. Artık toprağı uykuya hazırlayıp bahara güçlendirme zamanı. Mitolojiye meraklıysanız ‘Odin Uykusu’nu bilirsiniz belki. (Odin Halkını yaşatabilmek onlara enerji olabilmek için yılda bir kez uyur, enerji toplar, dinlenir, ama bu günlerce sürer. ) Güneş bizleri yaşatabilmek için Odin uykusuna yatıyor gibi geliyor bana, yılın bu günleri geldiğinde. Aralık sonuna, gün dönene kadar dinlenecek sonra da yavaş yavaş uyanacak ve nihayet yenilenip baharı çağıracak. Güneş işte bu günlerde uykuya dalmaya, doğayı dinlendirmeye, kırları, dağları, bahçeleri balkonları uyutmaya hazırlanıyor. Bu rüzgarlar ninni gibi hissediyorum ben. Doğa ana yavrularının kulağına uykuya dalmalarını fısıldıyor.

12250034_979614722076852_4563290871219361916_n

İşte o yüzden aralarda yaptığımız sonbahar bakımları dışında son kış rötuşlarını yapmamız gerek balkonlarda bahçelerde.

  • Açık balkonlarda hala yeşillikleriniz varsa onları iç mekanlara alabilirsiniz.
  • Balkon/bahçede: Yazdan kalma bitki gövde ve yapraklarınızı toprak üzerinden kesip oldukları yere yatırıp malç olarak bırakabilirsiniz. Hem izolasyon hem de nem koruması olarak çok işe yaradığını ve üstelik besin de sağladığını göreceksiniz.
  • Malç olarak kullanmayacağınız yaprak gövde vs organik atıkları kompostunuza ekleyebilirsiniz. Kompostunuz yoksa başlatmak için iyi bir zaman.
  • Son hasatlarınızı yapmalısınız. İçeri alamayacağınız bitkilerin artık akıbetleri şansa kalmış. (istanbul soğuğu için söylüyorum)12227074_980882928616698_360214365204845474_n
  • Tohumluk ayırdıklarınız varsa hala dalda onları muhakkak toplayın, tohumlarınızı alın.
  • Aldığınız tohumları listeleyin, korunaklı bir şekilde kaldırın.
  • İçeri alamadığınız kısımlarda hala mevsim sebzeleri olabilir onları örtmeye başlamak için güzel bir zaman. Rüzgar ve soğuktan korunacakları şekilde amatör seralar oluşturabilirsiniz.
  • Dikey bahçelerinizi de korumaya almalısınız. En azından rüzgar alan yerdeyseler rüzgarlarını kesecek önlemler alın. Rüzgar toprağı kavuracak bitkiyi kurutacaktır ama soğuk zamanlarda sık sulama bitki için iyi olmaz.
  • Toprak kontrollerinizi yapın. Besin eksikleriniz varsa havalandırma gerekliyse şimdiden takviye edin. Bahara hazır olmak önemli 😉
  • Dışarıda kalacak olanların konumunu rüzgar ve güneş ışığı ayarlaması yaparak yenilemeyi düşünebilirsiniz. Mühim olan ışıktan maksimum  yararlanırken (özellikle İstanbul gibi rüzgarı bol yerlerde) rüzgardan minimum etkilenmek 😉
  • Artık iç mekanda yetiştirebileceğiniz yarı gölge çiçekleri ve aromatik ev bostanlarına yönelebilirsiniz.
  • Başlangıç yapmak için de harika bir fırsat. Eğer bahara yeşil bir balkon bahçesi oluşturmak niyetindeyseniz işte tam zamanı şuradaki  Balkon Bahçeciliğine Giriş yazımızla başlayabilirsiniz.

Elbette yapılması gerekenler bununla sınırlı değil.Bahçe, balkon, açık alan, korunaklı alan, ekilip biçilen toprak, iklim vs her şeyi değiştirebilir. En önemlisi her an sürekli bitkilerinizi ve toprağınızı dinlemek, anlamaya çalışmak. Toprağınızı diyorum buna saksılarınızdaki tüm zerreler dahil 😉 Onlar bizim arazimiz, alanımız, bahçemiz, tarlamız. Her santimetre küpünü adımız gibi bilmeli, duymayı denemeliyiz. Tapusunun olmaması hiç bir şeyi değiştirmez, bizimler, bizimleler, bizi besliyorlar <3

Toprağınızın bereketi bol, ışığın ruhunuza yansıması bereketli olsun <3

Umut? Vallahi saksıda bile yetişiyor!

12249817_980045425367115_3223719266624491133_n

Bugün son kış bakımlarımızı yaptık. Yine bir sürü sürpriz yaptı bize teras tarla.

Yine umudumuzu tazeledik, toprak günüydü bugün yeşil çocuklarımızla eyleştik.

Toprak gunlerinde mucizeleri bitmez yuvamizin. Armaganlari da..
Gune boyle bir manzarayla baslayinca gun boyu sebepsiz gulumseme oluyor insanin yuzunde, istemsiz. Umut saksida bile yetisiyor yeter ki istesin insan dedigimde ‘cikart su pembe gozlukleri’ diyenlere cevap gibi..
Ben yine o pembe gozluklerimle soyle bir yorum getirdim bu manzaraya ‘bu yesil cocuk bizi cok sevmis de hic ayrilmak istemezmis meger’ 

Bir domates o, toprağa düşmüş, unutulmuş. İçinden fışkıranlar? Umut!

Yerel tohum kullandığınızda, ilaçsız, müdahalesiz temiz tarım yaptığınızda işte böyle armağanlar sunuyor size toprak.

Yeşil çocuklar yuvanızı terk etmek istemiyor.

Hayat herkesin gozune yuregini dondugu seyleri getiriyor belki. Kim bilir. Yuregini umuda donup bu aksam azicik guc azicik yasam istegi birazcik hayata tutunma azmi arayanlara armaganimiz olsun bu kare. 

Bir domatesin istedigi yerde, istedigi anda, sartlar ne olursa olsun yasamak icin sinirlarini ne kadar zorlayabilecegini gorup dersimi aldim bugun de ben. Gram gunes gormeyen bir yerde, dustugu saksinin dibinde, neredeyse hic su olmadan tum oz kaynaklarini kullanip tek fire vermeden butun cekirdeklerini yesertmeyi basarmis bu yavru hayatim boyunca aldigim en guzel armaganlar arasinda yerini aldi. Muhtemelen hic unutulmayacak ve efsane masallarimdan biri olarak karsilastigim her cocukla bulusacak. Fidelere gelince, henuz nasil bir yol izleyecegimize karar vermedik. Tek bildigimiz yasam cabalarini bosa cikartmamak icin elimizden geleni yapacagimiz. 


Yuvamiza hosgeldiniz guzel bebekler. Sansiniz bol olsun. Uzun sure yasatamasak bile bizimle paylastiginiz bu guzel armagan icin size minnettariz.

5 Kombu Mayamız da Tuttu! Uçacaklar Yuvalarına

kombu2

Size sık sık bahsettiğimiz her roportajda her katıldığımız programda her bulduğumuz fırsatta araya sıkıştırdığımız minik mucizelerimiz Kombu Mantarlarımız.

Fazla yavrumuz oldukça isteyenlere armağan ettik. Ancak talepler bir noktada öyle arttı ki yetişemedik.

Fazla yavrumuz 3 ayda bir falan oluyordu yine bayaca aileyi kombuyla tanıştırdık ama sıradakiler artmaya, bekleme süresi çoğalmaya başladı.

Sonrasında yine öneri takipçilerimizden geldi “benim için mayalar mısınız” dediler. NAsıl olur, olur mu derken son iki aydır bunu tecrübe ettik. O arada üç aileyi daha kombulu yaptık. Onlar da karşılığında armağan sunmak istediler. Başımızın üstünde yeri var, mutlu oluruz dedik. Kendi ürünü olanlar kendi ev yapımı ürünlerinden verdi. Takas etmiş olduk çok sevindik. Olmayan ben de içimden geçiyor parayla ödemek istiyorum dedi. Armağan armağandır dedik, buyur ettik.

Böylelikle takasla, armağan ekonomisiyle bunu acaba yapabilir miyiz dedik.

İnsanlar aramışlar ve ticari mantarlardan alıp bozulmasını, kötü kokmasını, gelen şeyin kombucha olmamasını yaşamışlar. Evinde mayalayan, kendi içtiğinden gönderen ticari olmayan bir yerlerden alınca içimiz rahat edecek dediler. Bizden istediler.

Her şey kendi akışında gerçekleşti, hiç aklımızda yokken bu ay şöyle bir şey denemeye karar verdik bu ailelerin isteğiyle,

Fotografın açıklamasında da yazdığı gibi “Bu ay bir pilot çalışma yaptık. 3 Aileyi daha kombulu yaptık bu vesileyle. Onlar için özel mayaladık. Verebilecek kendi üretimi olanla takas yaptık, olmayan da gönül bedeliyle sembolik bir parayla içimizi rahatlatalım dedi ok dedik. Kasım ayında 5 yuva için daha kombu çocuğu üretmeyi deneyeceğiz. Sembolik bir gönül bedeli olsun istediniz 50tl dedik ama gönlünüzden fazlası geçerse de elinizde azı varsa da bizim için makbuldür yeter ki gönüller bir olsun. Yine takas edebileceğiniz üretiminiz, hizmetiniz vs varsa onu da söyleyin ihtiyacımız olan bir şeyse değerlendiririz değilse daha sonra umarız der helalleşiriz. ”

Kasım ayı yavrularının aileleri belli oldu. Hemen hazırlıklara başladık.

kombu1

Gerekli malzemeleri edindik. Araç gereçin sterilizasyonu hazırlığı yapıldı. Çünkü bu biraz hassas bir konu özellikle mayalanma söz konusuysa.. Malzemeler hazır olunca yavrulara özel bir alan tahsis ettik. Küçük bir mayalanma alanı hazırladık. Bir nevi üretim laboratuarı kurduk :)) Minik çaplı.

Kombuchayı alıştığı düzende aynen devam ettirip bir kaç ayda bir sağlıklı bir scoby elde edip çoğaltmak kolay. Ortama alıştığında ve olgunlaştığında her şey daha kolay. Ama sıfırdan bir scobi elde ederken dengelerde biraz daha dikkatli olmak gerekiyor. Özellikle belli bir sürede sağlıklı bir oluşum istiyorsanız.

Çok heyecanlı geçti benim için süreç. Haftalardır onları gözlemliyor ve dengeleriyle ilgili notlar tutuyorum. Süreç çok başarılı gerçekleşti ve adım adım oluşumlarını izlemek eşsiz bir deneyimdi. Bugüne dek hiç müdahalesiz kendi kendine şartları bağımsız değişken scobileri izlediğim için şartlar olgunlaştırılmış ve yeni bir maya oluşturulması için hazır 5 kavanozu gözlemlemek bambaşka farkındalıklar kazandırdı.

kombu3

Fotoğraflardan görebileceğiniz gibi nakış gibi, dantel gibi ilmek ilmek çoğalıyor maya. Ve onun her gün daha farklı ve olgun olduğunu görmek büyük mutluluk oldu.

Uzun lafın kısası, Kasım ayının 5 bebeği hazır Aralık ayı için bekleyen aileler var.

Her şey güzel gidiyor. Muhteşem olan şey artık daha fazla aileyi daha sık şifayla tanıştıracağız.

Kombucha ile tanışmak istiyorsanız feysbuk sayfamızdan ve buradan siz de bize ulaşıp sürecin bir parçası olabilirsiniz.

Eğer takas edebileceğiniz kendi ürünleriniz varsa onlarla, değilse armağan ekonomisi usulü sembolik bir gönül bedeliyle sizin için de kombu mayalayabiliriz. Her ay 5 aileye yeni yavrular uçurmaya niyet ettik, hayırlara karşı gelsin, ihtiyacı olanlara ulaşsın diliyoruz.

Eğer Kombu Hakkında Bilgi İsterseniz bu yazımıza göz atabilirsiniz.

İlaç Niyetine, Kudret Narı Faydaları

Ve defterine bir iksir daha ekler anne cadı!

12003925_950362028335455_5378558386699846904_n

Yaz boyunca yaşadığımız Kudret Narı Sihrini de kavanozda saklamayı başardım <3

Dolabımızda bir ev yapımı ilaç daha var artık. Hem de kendi hasatımız.

Kendi Kudret Narımızı yetiştirmeye başladığımızda hakkında zaten çok fazla şey okumuştuk. Kullanım alanları, kullananların deneyimlerini dinlemiştik. Ama her zaman söylediğim gibi kendisinin öğrettikleri paha biçilemez oldu. Okulsuz öğrenilen, yaşayarak alınan bilgi damakta nasıl da eşsiz bir tat bırakıyor.

Bir şey hakkında tamamen doğal fikirler edinmek istiyorsanız, kurgusuz bir ilişki olmalıysa, onunla konuşmaktan başka yolu yok bu işin. Bunu her seferinde tekrar idrak ediyorum. Kitaplarda ne yazdığını söylerlerse söylesinler hayat sırlarını hala dili ana özel olan şeylerde saklıyor. Kudret narı da aynı öyle anda özel bambaşa bir dil kullanıyor. Şifreleri her sabah güncelleniyor adeta ve her gün bambaşka bir canlıya dönüşüyor. Şurada maceramızın ilk kısımlarından bir bölüm var 😉

Bu yaz her sabah, geldim gittim kudret narıyla, köküyle, dalıyla, yaprağıyla, çiçeğiyle, meyvesiyle konuştum, doğrudur.

Bu yıllık ilişkimiz nihayete ermek üzere. Çiçeği, meyvesi, yaprağı.. Bambaşka şifalar oldular bize.

Yaz boyunca kokusuna doyduk, olgunlaşan meyveler ilaç oldu, yapraklar sırada bekliyor şifa çayı olacaklar.

Faydaları saymakla bitmeyen bu güzel şey gerçekten kudretli ve bambaşka bir dünyadan dünyamıza yardıma gelmiş bir bilgenin armağanı sanki.

Sen yeter ki çağır, şifa seve seve gelir <3
11811347_929111137127211_5579949732778238178_nHaydi tanışalım! Bu şeker şey de bizim kudret narımızın namı diğer goyamızın çiçeği. (solda) Bittermelon, momordica, balsam-pear gibi isimlerle de karşınıza çıkabilir. Bugün ilk meyvesini görüp, mutluluktan balkonda hoplaya zıplaya dans ederek başladı. (temmuz 31) Ben Japon geleneksel tıbbı araştırmalarım esnasında tanışmıştım ilk bu mucizeyle. Ülkemizde tam anlamıyla tanınmıyor. Sadece olgun halini (turuncuya dönmüş) bal ve zeytinyağıyla macun yapıp mide için kullanıyorlar. Oysa dünya bu şifadan sonuna dek yararlanıyor. Önemli bilim insanları özellikle kanser üzerinde yaptıkları çalışmalarda çok mühim veriler elde ettiler. Bağışıklık için müthiş bir destek. Yeşil hali pek çok hoş tarifle güzel içeceklere dönüştürüp tüketilebiliyor, hafif kızartıp ya da haşlayıp salatalara eklenebiliyor. İçerisinde hamilelere yapayı tablet tablet yutturulan ama esasında tamamen kimyasal ve yararsız olduğu söylenen folik asitin en doğal hali folat var. C vitamini ve B vitamininden oldukça zengin, içerisinde yüksek miktarda antioksidan var. B6, B12, Cvit ve çeşitli flavonoidlerle daha ne olsun dedirtiyor. Her birinin faydası tartışılmayacak kadar önemli. Tohumunu bulduğunuzda hazine bulmuş gibi sevinin ve hazine korur gibi saklayın 😉

11891051_935149806523344_2602197277005346442_n

Son yapılan bazı çalışmalar AIDSe sebep olan HIV virüsünün çoğalmasını engelleyen bir proteinin kudret narında bulunduğu yönündeymiş. Kanser üzerine yapılan araştırmalar antioksidan özelliğini kanıtlar nitelikte. Asırlardır şifa dağıtan bu mucizenin diğer bazı özellikleriyse:
* Antibiyotik etkisi var
*İçeriğinde bulunan Lutein ve lycopene tümörün büyümesini engeller.
*Ülsere iyi gelir
*Egzama, sedef ve diğer cilt hastalıklarında faydalıdır.
*Yaraların çabuk iyileşmesinde ve çabuk kapanmasında etkilidir.
*Karaciğeri destekler.
*Mide problemleri ve kan şekerinin kontrolü için yaygın olarak kullanılır.
*Bağırsak tembelliğini giderir.
*Hücreleri yeniler
*Gastrit, kolit ve kabızlık gibi sorunlara karşı kullanılır.

Kudret narının meyve ve yaprakları, mineral ve vitaminler bakımından zengindir. Özellikle demir, kalsiyum, fosfor ve B vitaminleri bakımından zengindir. Ancak bu maddelerin ne kadarının hazırlanan sıvıya geçtiği ve alınan gıda veya sıvıdan ne kadarının barsaklardan emildiği bilinmemektedir.
Özellikle Filipinlerde şifalı olduğuna inanılarak, çok yetiştirilen bir bitkidir.
Acımsı tadına karşın, birçok Filipin yemeğinde kullanılmaktadır. Filipinlerde yerel adı Ampalaya’dır. Batı ülkelerinde acı kavun (bitter melon), acı kabak (bitter gourd), Afrika hıyarı (African cucumber), balsam elması (balsam apple) veya balsam armudu (balsam pear) olarak adlandırılır.
Filipinlerde kudret narı’nın faydalı olduğu birçok hastalık olduğuna inanılmaktadır.
Yaprak ve köklerinden hazırlanan çözeltiler, hemoroit şişliklerini indirmektedir.
Yapraktan elde edilen çözelti iyi bir öksürük kesici ve ateş düşürücüdür,
aynı zamanda pürgatif (barsak boşaltıcı) ve antihelmintik (barsak kurtlarına karşı) etkiye sahiptir.
Kadınlarda kısırlık tedavisinde ve
karaciğer bozukluklarında iyileştirici olarak kullanılmaktadır.
Kudret narı antimikrobial etki gösterdiğinden, iltihaplı yaraların tedavisinde de yeri olduğuna inanılmaktadır.
Son yayınlarda, substans Q içerdiğinden AİDS tedavisinde değerli olabileceği bildirilmiştir.
 
Yukarıda yazılı etkiler, henüz bilimsel çalışmalar ile tam olarak ispatlanamamıştır, ancak bunların aksi de gösterilememiştir.
Yalnız Tip 2 diabetes mellitus (şeker) hastalığında, kudret narının şeker düşürücü etkisi olduğu gösterilmiştir. Bitki bünyesinde bulunan momordicin bitki insülini olarak da anılmaktadır.
Bitkinin yaprak ve meyvesindeki acı tadı veren bu madde, Tip 2 diabetiklilerde, kan şeker seviyesini düşürmektedir. Bu bitkinin etkisi ile, pankreasta insülin salgılayan beta hücrelerin arttığı gösterilmiştir. Bu etki, gerek kaynatılmış yapraklarda, gerek sıvı çıkarılarak hazırlanan kapsül ve tabletlerde, gerek doğrudan hazırlanan kudret narı çaylarında gözlenmektedir. Bu nedenle farmakolojik yolla hazırlanan ilaçlara gereksinim olmadan, şeker hastaları kendi hazırladıkları çay veya yaprakları kullanabilirler.
11924952_938625559509102_586852145258730495_n
Pek çok şeye iyi geldiği konuşulsa da bizim prensibimizi biliyorsunuz
“HASTA OLMA, İLAÇ KULLANMAK ZORUNDA KALMA”
var olan sağlığı korumayı esas alıyoruz.
Dolayısıyla en önem verdiğimiz kısmı bağışıklık sistemi için harika bir kür olması.
Kudret narı macununu hazırlamak kolay. Onu da detaylı yazacağım fırsat bulunca.
Ama her kısmı değerlendirilebilen bu bitki dünyadaki “paket mucize”lerden biri dolayısıyla herkes onu tanımalı. Çabam önümüzdeki yıl herkesin bir kök kudret narı olması için.
11947487_945751698796488_2275954440239143245_n
Bir sağlık profesyoneli olarak sağlık ve hastalıklara dair tüm bildiklerinizi unutmanızı ve aslolanın var olan sağlığı korumak olduğunu zihninize kazımanızı rica ediyorum.
Bunun için de sindirim sisteminizi tanımalı, ona çok iyi bakmalısınız.
<<ve

Buradaki Mantar yazısını da vakit bulunca okuyun derim 😉

Mucizelere inanırsanız onları yaşamaya başlayacaksınız 😉

Tekrar dip not düşeyim fırsat bulur bulmaz yetiştir pifff noktaları ve macun tarifi yazıları yazacağım, takipte kalın <3
Çokça kalple sevgilerimi gönderiyorum <3

Mucizeler bulsun sizi!

Balkon Bahçeciliği-Başlangıç

11990644_947379515300373_2803268192337397316_n

Kendi yetiştirdiğini yemenin tadı hele de çocuklarına yedirmenin iç rahatlığı hiç bir şeyde yok. Biz yıllardır balkon bahçeliği yapıyoruz ve bunu her geçen gün daha net hissediyoruz ki bir avuç bile olsa toprağın olacak. Nerede yaşadığın önemsiz. İstanbulun göbeğinde bir apartman dairesinde saksıda çeşit çeşit ürün yetiştirmek mümkünmüş, bizzat deneyimledik biliyoruz.

Kimyasallar, ilaçlar, hormonlar, gdo, hibrit falan öyle şeylerden bahsetmeyeceğim size.. Korku olsun istemedim yazıda. Umut taşımak istiyorum okuyanın yüreğine, biz neler yaptık yapıyoruz siz neler yapabilirsiniz başlangıçta, bunlar var yazının devamında.

Şehir çocuğuyum ben hani o köyü bile olmayanlardan. Köyleri turist gözüyle görenlerden, turist gibi gezip kokusuna hayran kalan çocuklardan 🙂 Köy kokusu cazip gelen çocuk içinde doğa aşkıyla gelmiş olan çocuk bence bu dünyaya. Ben öyle hissediyorum. Köyüm dahi yokken her ziyaret ettiğim köyde toprağın beni çekmesi boşuna değil sanırım. Köyümüz toprağımız henüz olmasa da evimiz köyümüz oldu işte bizim de, uğraşıp duruyoruz 🙂

Uğraşımızı, çabamızı, deneyimimizi de paylaşıyoruz ki sizlere de cesaret olsun, ilham olsun. Biz çok mutlu oluyoruz çünkü ve mutluluğu her birinizle paylaşmak sizlerin de güzel haberlerini duymak istiyoruz.

Özellikle büyük şehirlerde yaşayanlardan çok fazla soru geliyor “ben yapabilir miyim” apartmanda, balkonsuz evde, kapalı balkonda, küçük bir balkonda, cam önünde, kapı önünde “ben yapabilir miyim”… Paylaşmamızın en önemsediğimiz amaçlarından biri şu mesajı vermek “biz yapabiliyorsak herkes yapabilir”. Evet sen de yapabilirsin.
Bu sorulara istinaden, tam da artık yazlık son hasatımızı yapıp yavaş yavaş kış ekimlerine geçecekken sizlerle bu konuda biraz konuşmak istedim. Dileğim bu kış herkesin bir şeyler yetiştirip en azından bir kez kendi ürününü koklaması, ağzına atması. Söz vermiştim sizlere bir balkon bahçeciliğine giriş yazısı yazacağım diye. Dilerim faydası olur <3 Haydi hep birlikte toprağa dokunarak karşılayalım bu sonbaharı… Hepimiz kendi yetiştirdiğimizin tadına bakalım bu sezon.. Hoş olmaz mı? Ne dersiniz?

Balkon bahçeciliği bir anda oluveren bir şey değil bu konuda dürüst olacağım size. Emek gerektiriyor. Gözlem gerektiriyor. Sevmek gerektiriyor. Sadece “aman ben de ekeyim de büyüsünler işte şurada” diye başlıyorsanız hiç boşuna zaman emek ve para harcamayın. Ama gerçekten toprağa dokunmak, bir canlının serpilip büyümesini izlemek ve bundan büyülenmek niyetindeyseniz, aramıza hoşgeldiniz <3

Bu kış için hemen şimdi başlayacaklar ama hiiç bir şey bilmiyorum hani bilale anlatır gibi anlat diyenler için detaylı ve biraz uzunca yazacağım. Dilerim fayda görürsünüz.

*Balkon bahçeciliğine  başlarken öncelikle evinizin hangi noktasında bu işi yapacağınıza karar verin. Öncelikle bu iş temiz pırıl pırıl bir iş değil bu konuda sizi uyarıyorum. Toza toprağa bulanacaksınız. Siz süpüreceksiniz rüzgar dağıtacak bir daha süpüreceksiniz yağmur yağacak çamur olacak falan bunlar kabulünüz olmalı. Eğer bunu kabul ederseniz bu süreçler eğlenceli bile emin olun 🙂 Eğer titizseniz zemini ona göre hazırlayın nasıl rahat edecekseniz öyle konumlandırın çünkü sonra yerlerini oynatmanızı çekiştirip ittirmenizi falan pek sevmiyor bu bitkicanların çoğu.

*Yer tespiti yaptıktan sonra gün içerisinde ara ara gözlemleyin ve güneş gölge saatleri ısı ve nem takibi yapın. Çok profesyonel bir şey değil hani öyle göz kararı. Çünkü buna göre hangi konumda ve ne tür bitkileri bakmak daha iyi ona karar vereceksiniz. Güneş mi sevsin, gölge mi sevsin, meyveli bitki mi olsun, aromatik yeşillik mi uygun bunun kararı verim açısından mühim.

*Yer tespitini yaptık, gün içindeki ışık miktarını ısıyı nemi gözlemledik. Sıra tür seçimine geldi. Ben daha önce hiiç bir şey denememiş ve ilk defa bitki bakacak ama hüsrana da uğrayıp heves kırmak istemeyenler için aşağıda bir kaç öneride bulunacağım. Ama önemli olan şu bitkileri gözlemlemek onları tanımak su ısı ışık ihtiyaçlarını tespit etmek zaman istiyor. Canlı olduklarını unutmadan ilerlemek ihtiyaçlarını suyabilecek seviyeye gelebilmek gerek. Dolayısıyla lütfen yeni başlarken her türden ortaya karışık bir balkon bahçesi hazırlamaya çabalamayın. Heves bize bunu yaptırıyor biliyorum ama canlı oldukları için her biri ayrı ayrı ilgi istiyor ve ihtiyaçlar başka başka dolayısıyla çok bölünmek veriminizi düşürecek moralinizi bozacak ve balkonunuzdan zevk alamayacaksınız 🙁 Bunun olmaması için yavaş ama emin adımlar gerçekten güzel sonuç veriyor bu konuda bana güvenin.

*Türlerimizi de seçtik peki nereye ekelim? Bunu tespit etmek için yer özellikleriniz ve seçtiğiniz türler önemli. Pek çok alternatif var konteynırlar, variller, kovalar, çuvallar, boy boy saksılar, evinizdeki plastik atıl duran her kap, eski tencereler, su şişeleri vs. Yerinize göre ve seçtiğiniz bitkilere göre bu değişiyor ve pek çok türü bir arada kullanabilirsiniz de. Ben yine aşağıda türleri yazarken ne tür bir kap uygun olur ondan da bahsedeceğim. Bu noktada önemli olan bitkinin kök özelliklerini tam anlamıyla bilmek. Saçak kök mü derine iniyor mu geniş alan mı istiyor kökünde mi depoluyor yoksa kök gelişmiyor da gövde için açık alan mı gerekli vs.

*Peki ne tür toprak kullanalım? Evinizde özellikle de yenilebilir bitkiler üretirken hüsrana uğramamak için steril toprak kullanmak önemli. Toprağı kendiniz de steril edebilirsiniz. Bu da bir seçenek ama başlangıçta enerjinizi bitkiyi tanımaya vermek en güzeli dolayısıyla her hangi bir toprağı kullanmak yerine güvenebileceğiniz bir bahçe yoksa paketli toprak kullanmanızı öneririm. Bu toprağı da kendi komporstunuz ve doğal gübrelerinizle zenginleştirmenizi. Hiç bir şekilde o satılan bitki besinlerini vs tavsiye etmiyorum. Yediğiniz şeyler için onları kullanmayın lütfen.

*Sulama nasıl yapılır? Sulama için en uygun yöntem nemlendirerek sulama olarak söyleniyor ama sizin bulunduğunuz yer ve şartlarınıza göre bu değişiklik gösteriyor. Burada önemli nokta fazla nemin hem kök çürüklüğüne sebep olduğunu bilmek hem de başta mantarlar olmak üzere pek çok zararlıya davetiye olduğunu unutmamak. İstanbulda nemin arttığı dönemlerde siz sulama yapmasanız bile zaman zaman mantar oluşumu gözleniyor. Bunlara karşı uyanık olmak adına sulamayı sabah saatlerinde ve genelde aynı saate gelecek şekilde yapmak bitkiyi stresten de koruyacaktır bu da benim dip notum 😉

Gelelim yeni başlayanlar için bu mevsimde (yaz sonu) hangi bitkiler seçilebilir, nasıl başlamalı, nelere dikkat etmeli:
Öncelikli tavsiyem kendilerine en uygun kompost türünü tespit edip hemen kompost yapımına başlamaları olacaktır. Bizim hiç bir ilaç gübre takviye vs kullanmadan verim almamızın en önemli sırlarında biri kendi kompostumuzu yapıyor olmamız. Üstelik evden çıkan organik çöp miktarı neredeyse sıfırlanıyor ve bu da insana kendini iyi hissettiriyor.
Yer seçiminizi yaptıysanız sıra bitki seçimine geldi. Eğer seçtiğiniz yer şiddetli don, yağmur, rüzgar alacak kadar açıkta değilse, balkonunuzda cam önünüzde hatta evinizin içinde rahatlıkla yetiştirebileceğiniz bitkilerden bahsedeceğim size:

* Yeşil soğan: Çok soğuk olmadığı sürece her mevsimde her yerde yetiştirebileceğiniz ve kısa sürede hasat edip yüzünüzü güldürecek bitkilerin başında geliyor soğan. Hafif derin bir kap, pet şişe hatta alanınız çok çok kısıtlıysa şuradaki gibi bir sistemle bile yeşil soğan yetiştirip yemeklerde salatalarda kendi el emeğinizi afiyetle tüketebilirsiniz. Pazara, aktara manava hatta markete gidip arpacık soğan isteyin. Neye ekeceğinizi seçin ve toprağınızı yerleştirin. Toprağı yerleştirdikten sonra arpacık soğanlarınızın baş kısmı dışarıda kalacak şekilde çok yaklaştırmadan toprağa gömün, uçları açıkta kalsın. Can sularını verin ve toprakları kurukça püskürtme yöntemiyle (veya kapağına iğneyle incecik  delikler açtığınız bir şişeyle) nemlendirin. Bir kaç güne kadar ilk yeşillikleri görüp mutlu olacaksınız. Uzadıkça biçin. Bir soğan bir kaç kez verimli şekilde biçiliyor biçtikçe sürgünleniyor.

* Sarımsak: Daha önce salatalarınıza yeşil sarımsak kattınız mı? KAtmadıysanız çok şey kaçırdınız. Kuru sarımsaklarınızı aynı yeşil soğan gibi başları yukarıda kalacak şekilde toprağa gömün. Soğanların arasına bile serpiştirebilirsiniz bir kaç tane. Sarımsağın da ne kadar hızlı yeşerdiğinizi göreceksiniz. Yeşerdikçe biçip tüketebilir salatalarınıza ekleyebilir kıyıp çorbalarınıza koyabilirsiniz.

* Buğday çimi: Buğday çimi çok sağlıklı ve yetiştirmek çok kolay. İlaçlanmamış işlenmemiş kırılmamış buğday bulun. Tohumluk kullanacağım derseniz muhtemelen vereceklerdir. Orta delinlikte bir kaba toprağınızı yerleştirin üst kısmı tam doldurmayın. Yerleştirdiğiniz toprağın üzerine bugday tanelerinizi çok sık olmayacak şekilde yerleştirin. Üzerine biraz daha toprak örtün ve can suyunu verin. Kabınızın suyu iyi tahliye ettiğinden emin olun. Tohumlar çok sulu şekilde kalırsa çürüyebilir. Yine toprak kurudukça nemlendirin. Buğday da çok kısa sürede çimleniyor. Yine bir ekim iki-üç kez biçmeye müsade ediyor. Biçtiğiniz buğdayın suyunu içebilir çimi salatalarınıza ekleyebilirsiniz. Çok faydalı ve değişik bir görünüm ve lezzet katıyor sofranıza.

* Roka: Yine çok soğuk olmayan her mevsimde her yerde yetiştirebileceğiniz lezzetlerden biri roka. Tabi pazardan aldığınız kadar iri ve diri rokalar beklemeyin saksınızdan. Daha bebek daha taze ve kesinlikle daha aromalı rokalarınız olacak. Roka konusunda su ve ışık noktaları denge istiyor. Eğer ayarlayamazsanız boyun hızlı uzaması veya hemen tohuma kaçması gibi durumlar olabilir. Olsun o süreçleri izlemek de çok keyifli inanın.

* Havuç: Bu mevsimde ekilip tüketilebileceklerden birisi de havuç. İzlemek de çok eğlenceli. Ama havuç için biraz daha zenginleştirilmiş bir toprak ve derince bir alan gerekiyor. Kompost şansınız şu noktada yoksa havuç çok verimli olmayabilir ama yine yeşermesini gözlemek için bir fırsat.

* Ispanak: Bu mevsimde yeşillenmesini izlemek en keyifli olanlardan biri de ıspanak. Tabi yine saksınızdan pazar ıspanağı beklememelisiniz 🙂 Kendiniz yetiştirdikçe tezgahlardaki sebzeler garip gelmeye başlayacak emin olun. Ispanak ekerseniz çok çok yakın yerleştirmemeye dikkat etmek ve ışık nem dengesi yine önemli unsurlar.

* Maydanoz: Maydanoz yine çok çok soğuk olmadıkça yetişiyor. Dikkat etmek gereken güneş ışığı alması ve sulama dengesi. Bunları sağlarsanız aroması ve kokusu pek tatlı yavru maydanozlarınız olacaktır. Çok çok derin bir kaba ihtiyacınız olmasa da çok da sığ olmazsa iyi olur kabınız.

Bu mevsim bu bitkilerden üç-dört tanesini seçip toprağı ışığı bitkiyi gözlemlemeye başlayıp önümüzdeki sezon mart ayında domates salatalık biber için kendinizi hazırlayabilirsiniz. Sonrasında her sezon bir iki şey ekleyerek tanıdığınız türler ve tattığınız lezzetleri sürekli arttırmanız mümkün olacak. Ben mesela artık domatesçe biliyorum, yıllar süren çaba sonunda.. Biz bu yıl kudret narını ve kavunu balkonda başararak kendi rekorumuzu kırdık 🙂 Tek sezonda balkondan onlarca çeşit geçti. Ama hepsini yavaş yavaş tanıdık inanın. Kendinize zaman tanıyın. Yapabilir miyim sorusunu rafa kaldırın. Bu işin en iyisi yok. Olduğu kadarı var. O an olan neyse o toprağa hasretinizi gidermenize ve en azından bazı lokmaları gönül rahatlığıyla yutmanıza yetecek. Önemli olan da bu değil mi?

Lütfen eğer bu yazıyla birlikte, bizimle kışlık ekimlerinize başlarsanız zaman zaman bizi de haberdar edin ilerleyişten, mutluluğunuzu paylaşalım <3 Bu yazıların paylaşımların boşa gitmemesine sevinelim ve dahasını paylaşalım.. Paylaştıkça çoğalacağız. Yaşasın kendi yetiştirenler, yetiştirmek isteyenler  <3