Güne, Güzelleme

açmış kollarını iki yana, kocamaan kucaklıyor günü,güneşi sanki.
çıktım kapıdan, döndüm sağa öylece yüzüme bakıyor, güneş rengi bir gülümseme.
sanki havaalanında uçaktan inmişim de beni karşılıyor. pek tatlı bir hareketle eğmiş nazikçe de başını, gözlerime bakıyor.. Okumaya devam et “Güne, Güzelleme”

Bugün Kasım 86, Hamsin Bacadan Girdi

yayla ♡.

.

toroslarda yaylalarda hic insan yok kışın. halbuki en güzel zamanı da bu işte

bağlamamı elime aldığımda daha sanırım 9yaşıma yeni girmiştim. annemin doğum günü hediyesiydi. koca bağlamayı kılıfına katıp, omzuma alıp gençlik merkezine kadar güç bela taşır kursa giderdim. Okumaya devam et “Bugün Kasım 86, Hamsin Bacadan Girdi”

Usul, Yavaş.. Yaşam

​bu kış sonerle atışa atışa geçti

‘gidip alalım hayatım bişeyler, dolapta olsun’ ‘yok ya hu ihtiyacım, almicam’

.

.
kışlıkları yerleştirirken başladı mevzu. kışlık switler vs artık sökülmüş yırtılmış parçalanmış iyice. sadece iki kazağım kalmış eskiye eskiye. nasıl sevindim. tam 6yıldır hiç kazak, switşört almamışım. en yenisi 6yaşında. Okumaya devam et “Usul, Yavaş.. Yaşam”

Cebeli Bereket Kar Festivali

1 yıl oldu, kilikyalı oldum artık diyorum arada ama yine de her an insanı şaşırtacak bir şeyler var buralarda. öğrenmek hiç bitmiyor.
buranın insanı üşümek nedir soğuk nedir pek bilmiyor. çukurovada en sık şunu duyuyor insan “buralarda hava kapadımı kış, güneş çıktımı yaz deriz” gerçekten de öyle. Okumaya devam et “Cebeli Bereket Kar Festivali”

gel 2017 seni de severiz! yeter ki, aşk olsun

bu yıl çok şeyle sınandık biz, ailece. kararlar aldık, kararlar verdik, şehirler değiştirdik, ülkenin bir ucundan öbür ucuna önü sonu belli olmayan bir sefere çıktık.
parayla sınandık, işle sınandık, insanlarla sınandık, evlerle, eşyalarla, eş dostla, dağlarla, yollarla, köylerle, yaylalarla sınandık.
dipte hissettik, son nefesle yüzeye çıktık deriin nefesler aldık gönüllü olarak tekrar daldık. tıkandık, yorulduk, tek bi nefesi paylaştık, ama dipten ilginç hazineler de bulduk, mutluluk saydık.
kıyıya vurduk, fırsattır dedik güneşlendik. derman bulunca döndük sularımıza, derstir dedik, ne çok öğrendik.
bu yıl bizim için metamorfozumuzun pik yıllarından biriydi, hissettik. bi an bir şeyler yok oluyor her şey bambaşka görünüyor ne oluyor diye şaşacak olduk, tevafuk işte, o an kozanın içindeki tırtılın serüvenine rastladık. kozanın içinde tüm aminoasitlerine kadar yıkılıp yeniden kendini yapılandırdığını öğrendik. paniklemedik, bir mucizenin içinde olduğumuzu bildik, daha sıkı sarıldık birbirimize, büyülü hissettik.
arada konakladığımız sonerin baba evini saymazsak buyıl üçüncü evimiz, ​
bu fotoğraftaki bu yıl yaptığımız dördüncü firepitmiş, şaşırdım farkedince, sanki hep aynı ateş gibi oysa yaktığımız.. nasıl büyülü bi his, aynı işte hepsi, biliyorum ben içimde, aynı yuvadayım hep, beni ısıtan aynı ateş.


hala içindeyiz kozamızın, hala büyülü bir dönüşümün içindeyiz
biriz, biziz.
ne çok öğrendik, kim bilir daha ne heyecanlar yaşayacağız.
kozamızdan çıkmadan bunca büyüden geçtik kim bilir hele o koza açılacağı zaman nasıl sınanacağız sevgili, kim bilir nasıl bi kelebek olacağız?
2016 ne idiyse, nasıldıysa yüreğimde biliyorum ki olması gerektiği gibi ve olabileceğin en hayırlısıydı.
bugünlerde yılın z raporunu alırken zihnim, hissettiğim huzur ve şükür. çok şey yaşadık çok şeyin üstesinden geldik. birbirimizin elini hiç bırakmadık. günün sonunda, başımızı sokacak bir yuvamız, sofraya koyacak aşımız, birbirimizin gözünün içine bakan ruhlarımız var hala.. ve işte bu yüzden çok şanslıyız.
çok yol aldık, kısmetse adım yolumuz uzun,
daha yolun başındayız
Allah sağlık, afiyet, zihin açıklığı, ruh ferahlığı versin..

gel 2017 seni de severiz,

yeter ki,

aşk olsun.

'Gün dönümü geldi, müjdelik isterim' Hoşgeldin Yule


‘Gün dönümü geldi, müjdelik isteriim’
Kış büyüsü iyice gösterecek önümüzdeki bir kaç gün kendini. Yılın en uzun gecesi yaşanacak, en uzun gölgeler görülecek ve sonra yer ana güneşi yeniden doğuracak. Samhaini anlatırken birazbahsetmiştim ya, işte o güneşin uyanıp yatakta döndüğü zamanlar geldi.
Şimdilerde nuel krismıs vs hristiyan tekelinde gibi algılansa da esasında 21aralık güneşin günü.
Esasında kadim zamanlarda güneş yılları yaşanırken o yıllık döngünün sonuymuş ve dahi başlangıcı,21aralık.
Kuzey hemisferde kış dönümü olan gün çook eski zamanlardan beri bayramlar kutlamalar kutsamalar ve ritüellerle özdeşleşmiş.
Her ne kadar şuan noel baba marka olsa da esasında hıristiyanlık tarihinden önce kış bayramı pek çok kültürde varmış ve hepsinin de birer ‘kış bilgesi’ mevcutmuş. eskitürke ay nurundan olma’ayazata’ hediyeler dağıtırmış, tatara’qış babay’ azeriye ‘şaxsababa’. Kadim zamanlardan beri bu uzun ve soğuk gecede güneş tekrar çağırılır, yemeklerde birleşilir, hediyeleşilir ve yaprak dökmeyen, herdem yeşil ağaçlar süslenir altında toplanılır ateşler yakılıp söyleşilirmiş. Hatta çook eski zamanda türklerin bu döneme rastgelen akçamlar süsleyip eğlendikleri bir ‘çam bayramı’varmış.
Eski türkler için yeni yıl ‘nardugan’ kış dönümünden sonraki ilk dolunaydaymış ve duysanız ‘aha noeli oradan mı uyduruklamışlar’ diye şaşacağımız şekilde kutlanırmış.
Yılın bu zamanı amerikana da masal, rusa da azeriye de türke de.. Pagana da bayram, hıristiyana da, deiste de ateiste de müslümana da.. Çünkü doğaya bayram.
Bayram toprağa.
Geceden günü doğuracak yer ana,

Soğuktan sıcak, karanlıktan ışık.. Güneş yeniden ısıtacak, günle gece savaşında gün galip gelip uzamaya başlayacak.. Umut yeşerecek, toprak bahara hazırlanacak.. Yule geldi vardı..

Aydınlık karanlığa yetişmek için fırsat yakaladı.. Gün geceye erişene dek gece damla damla küçülecek, ışık daha çok yüreğe daha uzun dokunacak.
Yenilenme zamanı.

Niyetlenme zamanı.

Yılı kapatmaya hazır olmalı.
Kutlu olsun Yule,

Işık yeniden doğuyor,

Yeniden yürüyecek güneş dünyada.
Haber veriyor yer ana, fısıldıyor ay, göz kırpıyor güneş.. sabret diyor, soğuklar karanlıklar geçecek, yule’a vardın mı ferahla
az kalmıştır bahara.