‘Gündöndü Bayramı’ Nardugan Nedir? Ne zaman kutlanır? *sesli yazı*

Yazı biraz hikaye, biraz araştırma.. Az uzunca.
Biraz bizden biraz da eskilerden..
“Okumaya vaktim olsaydı ah ama yok ki” dersen, eller işlerken gözler dinlenirken aşağıdaki linkten dinleyebilirsin de, *sesli yazı*

Gündönümü.. Ne güzel ses, ne güzel his.
Işık kutsal.
Işık önemli.
Hayal et bak, sokak lambaları yok. Elektrik yok. Sadece karanlık gök ve sen. Belki biraz da ay ışığı. Ki o da güneş sayesinde. Aralığın ortaları, güneş bir görünüp bir kayboluyor.
İşler hep yarım, aydınlık saatler yetişmiyor.
Işık yok.
Soğuk.

Yemekleri, oyunları, masalları bile belki, her şeyi etkiliyor bu. Gerçekten de gün ile gece savaşıyor, hep gece galip hep gece baskın. Sonra bir gece oluyor ki zifir karanlık, uzuun mu uzun. ses yok, soluk yok.. Ve korku düşüyor o an insanın yüreğine, hep mi böyle gidecek ki bundan sonra? ama yok, Allah yüzüne gülüyor insanın, işte tam o geceden sonra usul usul uzamaya başlıyor gün.. Az bir zaman sonra da hissedilir hale geliyor. İnsan diyor ki “Gündöndü, işte bu bayram olmalı bayram!”
.
.
Nereden mi biliyorum. Son yıllarda ardı ardına , içime sinee sine, tam da böylece.. Yaşadım bu hisleri, aynı şu anlattığım gibi. Fırtınaların elektrik direklerini devirip ağaçları söktüğü uzun (masallı, mumlu bir yandan pek tatlı) geceleri,  gün ışığının konservesini kurasım, turşulayıp saklayasım geldiği, işlere yetmez günleri… Ahh, işte ondan belki, nasıl da güzel ses, güzel his gündönümü. Ne hoş bayram gündöndü.
.


.
Bizim yuvamızda gündönümleri ayrı coşku, ayrı heyecan. Her birinin bambaşka anlamı var günlük hayatımızda, tüm doğa için olduğu gibi. Dolayısıyla tüm doğada olduğu gibi bizim evimizde de bayram havasında dönüyor dünya, dönenceleri ve tabi ekinoksları.
.
Ama kış gündönümü (kış solstisi, winter solstice, yule) benim için birazcık daha başka bir heyecan. (aşağılarda var bir yule yazısı, arama butonuyla bulabilirsin) Günün geceyi, ışığın karanlığı yendiği o uzuun geceden sonra, ben, sevdiğimi gün ışığında biraz daha fazla görebileceğim demek. Sabah hava ağarmadan çıkıp gün batımından sonra giriyor eve şimdilerde, şehir aşırı yol gidiyor malum. O yüzden ne kadar uzun gün, o kadar daha keyif demek bize. Her gün biraz daha fazla. Ve yavru cadımla bahçede her gün biraz daha fazla zaman geçirebileceğim.. Gün daha kırmızı batacak demek ve yıldızlar daha güzel görünecek gök yüzünde. Bayramsa bayram, bana.
 .
 .
Dünyanın pek çok diyarında, zamanın bir sürü noktasında böyle hisleri paylaşan çook çok insan olmuş tarih boyunca. Öyle ki doğanın coşkusunu, nebatın hayvanın heyecanını da görünce insan, iyice inanıyor insan kutsal günlerin kapıda olduğuna.
 .
 .
Atalarımız da daha tarih yazılmaya başlamazdan evvel günlerde, kutlarlarmış gündönümlerini, gün eşitliklerini. Çünkü kalpleri doğayla bir atar, aynı ritimde yaşarlarmış. Mevsim geçişlerinin hayati önem taşıması, bayram bilinmesi oldukça normalmiş.
 .
 .
İşte nardugan (tankha) da, havanın her gün biraz daha aydınlanacağı, günün yeniden karanlığı yeneceği kış dönümü zamanı kutladıkları bayram. Güneşin yeniden doğduğu, günün geri döndüğü zaman. Yeni yılın başlangıcı. İnanışa göre, Dünyanın merkezinde ucu göğe varan koccaa bir akçam varmış (yaşam ağacı denirmiş adına) ve tepesinde de Ülgen otururmuş. Yılın bu zamanları geceyle günün savaşında gün galip gelmeye başlar, Ülgen güneşi geri gönderir, gün yavaş yavaş uzarmış. Bunu kutsamak için akçam ağaçlarını süsler, altına Ülgen için hediyeler bırakırlarmış.
 .
 .
Bugün hala yılın en önemli zamanlarından biri olarak görülüyor kış gündönümü Türk Dünyasında. Tatarlar, Başkurtlar, Azeriler, Çuvaşlar, Altay Türkleri hala ‘gündönümü bayramı’ narduganı, yeni yılın gelişini kutluyorlar. Belki farklı isimlerle, belki başka başka adetlerle ritüellerle ama, ortak nokta şu ki bugünler doğa için olduğu kadar Türkler için de kutsal.
 .
 .
Nardugan, Tankha, Kün Canırgan, Nartugan, Nardoğan, Gündoğan… Gündöndü Bayramı.. (ben en çok bu ismi yakıştırdım bu bayrama, gündöndü, güneş geri döndü, yaşasın!) İsmi ne olursa olsun, biz doğayla bir yürek olma arzusundaki Türkler için bugünler bir başka anlamlı.
 .
 .
Yazının geri kalanı detay içeriyor ve uzunca, sözün özü şu ki yeni yılın gelişi, günün geri dönüşü biz türkler için kutsal ve asırlardır kutlanmaya değer bulunmuş.
 .
 .
Peki ‘Gündöndü Bayramı’ Nardugan Ne zaman kutlanır?
Güneşin geri dönüşü, günün yeniden doğuşu, en uzun gecenin hemen ardından başlar. 21 Aralık Kış Solstisini takip eden sabah, gün doğarken başlar bayram. Kimi gelenekte sadece 22aralıkta kutlanır ve biter. Kimi gelenekte 2-3 hafta kadar sürer. (22aralık 7Ocak) Bazı söylenceye göre 21aralıktan sonraki ilk dolunayın sabahı(bu yıl 3 ocak 2018) dır.
.
 .
Ah keşke resmi tatil ilan edilse 21 veya 22 aralık! Gönlünce bayram etse herkes.. Ahh! Galiba yılın son pazarı günümüz modern çalışma takviminde Narduganın oturabileceği en tatlı ihtimallerden biri olabilir yine de kutlamak isteyene. Ya da 21aralıktan sonraki ilk cumartesi pazar belki. Belki de o iki üç hafta boyunca kutlamayı bile seçebilir aile, kim bile.  Hatta bep birlikte 1 ocakta kutlayabiliriz narduganı hem resmi tatil hem de o nardugan için kutlanagelmiş, geleneksel tarihlerin de için de kalıyor. Bir duygumuz daha olur topluluk olarak paylaşıp, kuvanacak. Fena mı?  Önemli olan genlerimizde, geçmişimizde olan bir geleneği yaşayıp, adını yaşatıp çocuklarımıza armağan bırakabilmekse biraz esnek olabiliriz bence 🙂
.



 .
Nasıl kutlanıyor bu bayram? Gelenekler, ritüeller nelerdir?
 .
En fazla bahsedilen ritüeli akçam süslemek, dallarına dilekler asmak, altına armağanlar bırakmak. Ateş yakmak. Yemişler yemek, meyveler tüketmek. Ağacın etrafında şarkılar söyleyip, oyunlar oynamak, kızak yarışları yapmak, dans etmek. Aile büyükleri ziyaret edilip, bayramı birlikte kutlamak. Evleri temizler, arındırır, yeni temiz kıyafetler giyilirmiş.
 .
 .
“Tatarlar ve Çuvaşlar bir kaç hafta boyunca, bu bayramı festival havasında kutlarlarmış. Halk yöresel kıyafetler giyer, eğlenceli maskeler takar. Çocuklar tanınmayacakları maskeler takıp ev ev dolaşır ve yiyecek toplar. O esnada da ev sahibi için ‘alkış’ denilen duaları yüksek sesle söyleyip danslar ederlermiş.
 .
Mişer tatarları için nardugan ayrıca önem taşır, bu bayram için yazılmış şarkıları ve özel dansları varmış. Bayram gecesi kalabalık topluluklar halinde şölen gibi kutlanırmış.
 .
 .
Saha Yakutları ve Altaylar gibi bazı topluluklardaysa daha sessiz, dingin, huşu içinde bir bayram olarak kutlanırmış. Altay Türkleri için bu bayram ‘ailevi bir bayram’ olarak kabul edilir ve aile içinde birlikte zaman geçirip birlikte gelenekleri yerine getirerek geçirirlermiş. Mesela ailecek güneşe karşı bir köknar ağacı dikerlermiş.” Kaynak : Umut Ramazan Sazçalar Türklerde Nardugan Bayramı makalesi (oldukça detaylı bir makale hazırlamış ellerine sağlık olsun, elimde pdf formatında 5 sayfalık bir makale var isteyenle paylaşabilrim. veya nette detaylı bir aramayla bulabilirsiniz. çok belge taradım bu konularda ve en net en sağlam dayanaklı hazırlanmışı bu yazı oldu.)
 .


 .
.
Yılbaşı, Çam ağacı süsleme geleneği Türklere mi ait?
.
Bilmem.. Sanırım şuan kimse bilemez… Çünkü yazılı kaynak yok. Söylenceler ve gelenekler var ama, hiç kimse yazmamış. Zaten böylesine gelenekleri birilerinin sahiplenmeye çalışması biraz bencilce değil mi? Dünya insanlarına mal olmuş artık süslemeler, hediyeleşmeler falan. Kimin çok da takmıyor galiba artık kimse.
 .
 .
Ama, Ortak değerler kıymetli. Nardugan, nardoğan, kün canırgan, çam bayramı, çamülgen, ülgen bayramı, ‘gün döndü bayramı’ hislerimiz doğrultusunda adına ne diyorsak işte, bizim. Tüm Türk dünyasıyla, hristiyanıyla, ateistiyle, müslümanıyla, deistiyle, budistiyle, paganıyla, tengricisiyle… Dünya üzerinde gen haritasında Türk geni bulunan her bir adem yavrusuyla ve tabiat anayla ortak bir paydada buluşabilme, varlığımızı onurlandırma hissi, büyülü değil mi?
 .
 .
Kimi dua eder, kimi dans eder, kimi Ayaz Atayı ( önemli bir kut, kış ruhu, soğuklarda adı en çok anılan hanı) çağırır, kimi ağaç diker, kimi tohum bırakır toprağa.. Kimi yaradana, ulu güce, mutlak enerjiye, olmuşa olana olacak olana yere göğe hakime şükürler eder, dilekler diler… Kimi benim gibi ‘gündöndü bayramı’ nardugan keki uydurur, yakar her yıl nardugan ateşini ve onu yıllar yılı yapa yapa kendiliğinden oluşan bir gelenek bırakıverir yavrusunun avucuna ve mutlu olur bununla.
 .
 .
Kutlamak güzeldir, gelenekler güzeldir. Ataları yad etmek ruhlara serinlik verir.
 .
 .
Tüm dünyada eş zamanlı gerçekleşen bir doğa olayı dönence. Keza yılın bitip başlaması yine öyle. Dünya hepimize dönüyor, di mi? Yılbaşı, kutlamalar, süslemeler kimin yüreğine değiyor, kime sıcak geliyorsa onundur, öyle değil mi?
 .

Öyledir herhalde, galiba, sanırsam 🙂

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir