Sezonun ilk kudret nari ilk altin cilek tohumlari yeserdi bile, Hosgeldin bahar lalalaa!

image

Bu güzellik sezonun ilk kudret narı fidesi. Kıymetlilerim, ellerimle yetiştirdim, emek emek her gün öpe koklaya aldım bu tohumları. Bugün sürpriz yaptı bana seramız ♡ Dışarıdaki viyollerde kıpırtı yok ama serada ilk yaprakları gördük. İstanbulda nisan sonu mayıs başına kadar atabiliyordu havaya göre burada notumu mart sonu nisan başı diye aldım #cadinindogatakvimi ne. (Sizin de tohumlari cimlendirmeye hhiz vermenizi oneririm bahar hizli gececek gibi bu yaz)

Bu heyecan, bu öğrenme, bu gözlemleme bu aşk hali çok tatlı, her mevsim her tohum her an bambaşka bir süreç toprak söz konusuyken. Ah unutmadan yine sezonun ilk altın çilekleri selamladı bugün gökyüzünü.

Yavru cadımla, heyecanı tutamayıp hoplayıp zıplayıp dans etme üstüne mastır, tohum başı bekleme üzerine de kariyer yapıyoruz biz, hiç haberin yok canım dünyalı dostum.

Bu notu okudugunda bi de sen gülümseyiver geceye.

Bil, sabahı ne tohumlar bekliyor yeşermek için. Bilmediğim ne tohumlar var şuan viyollerde zihinlerde yüreklerde gülümsemelerde yeşeren…

Hoşgeldiniz güzel filizler. Dünya bir filiz daha güzel artık. Anımsayalım da gecemiz güzelleşsin.

Oh be!

Tanrı Bize Toprağı Ona Kötü Davranalım Diye Vermedi

image

Bahar çiçekleri meyveye dönmeye başladı. Buralarda ‘firig’ diyorlar meyvenin şu dönemdeki haline. Hemen her meyve böyle hamken birazı toplanıp yeniyor.

Dalından atıştırmalık, taze taze, şifa niyetine. Bu duygu insanı raflardan, kasalardan, etiketlerden, modellerden, trendlerden, barkodlardan azad edebilecek tedavinin özü diye geçiyor aklımdan. Şu tadı alıp ötesini isteyecek ademoğlu yoktur be diye fısıldıyorum kendime, duam tez zamanda herkese nasip olması.

Canlı, mutlu, sevgi dolu, teşekkür edilerek, okşanarak ellerinle toplanmış gıdanın eldeki hissi, damaktaki tadı, hele vucuttaki etkisi? Zihni, ruha olan şifası…

Hele yavruna onu yedirebilmek. Onun dalından topladığını, kokladığını izlemek. Her anı kocaman ömür. Daha ölse gam yemez insan. Yavru cadı bayıla bayıla hüpletiyor hangisini bulsa, hiç affetmiyor.

Toplamayı, koklamayı, tatmayı öğreniyor, deniyor, renkleri ni ayırt ediyor, farklı olanı seçmece oynuyor. Gruplar yapıyor ayırıyor, karıştırıyor bir daha ayırıyor. Bayılıyor hele İzal ve Herkule elinden yedirmeye, bir sanaa bir sanaa köpeklere meyve yediriyor. Paylaşıyor, bölüştürüyor, iletişim kuruyor.

Okulsuzun dibine vuruyor, kuşku yok.

Canım Veysel ne güzel demiş benim sadık yarim diye. Son günlerde duyduğum, en gönlüme hoş gelen cümlelerden biri de şu:

‘Tanrı bize toprağı ona kötü davranalım diye vermedi’

Bir avuç bile olsa, iki saksı, üç kutu, beş şişe, on adım… toprağına gülümseyen, ona iyi davranan, onu seven okşayanlar bu sabah en çok sizi sevdim kucakladım, haberiniz yok ♥

Seviyorum sizi! Bugün en çok size günaydın.

Çilek Kokulu Minik Bilge

Baykuş nasıl güzel haber veriyor geldiğini, nağmeli nağmeli…

Elimden gelse gidip şu yıldıza soracağım ‘e parlıyorsun ya sen, onca acı gördün hiç sönmedin mi?’

Dünden beri camdan her baktığımda dağı dürtüklüyorum ‘nasıl da dumanlı başın, kim bilir ne fırtınalar gördün hiç yıkılasın gelmedi mi hala böyle heybetlisin?’

Ağaçlar ayakta, kuşlar ötüyor, yağmur yağıyor, rüzgar esiyor. Acınız benden az mı? Peki farkındalığınız? Benden daha mı vicdansızsınız?

Gözümün bebeği çilek, hala çilek. bu yılın ilk bebekleri kokularını paylaşmaya başladı. Bahçem şenleniyor.

image

Şükür halindeyim bunca güzellik gözümün önünde olduğu, benimle bilgeliğini paylaştığı için. Kara gün kararıp kalmayacak. Nasıl ki baykuş hiç tereddüt etmeden hala baykuş, nasıl ki çilek hala çilek, bebek hala bebek, ben de elimden geldiğince ben olmaya devam etmeliyim. Hayat doğada, bize-insana-, ‘rağmen’ devam ediyorsa bir bildiği olmalı. Yuvamda da aksamamalı, sokağımda da, ülkemde de… Günaydını da, tebessümü de, tohumu da, çiçeği de, güzel haberi de, bebek gülümsemesi de aksamamalı… Ve elbet iyi geceleri, tatlı rüyaları da…

Bulut yataklarda, pamuk yastıklarda uyu bu gece dünyalı dostum, sabah ola hayrola.

Çilek kokan rüyaların olsun.

Sağol Canım Papatya

Sessiz sedasız…
Usul usul, hayatı özümseyerek yaprak yaprak nasıl da özenle açıyorlar.

Hayattan rengi al geri neyi kalır ki?
İşte aynı öyle bir his, bahardan çiçeği çıkar geri neyi kalır ki?

Kuşlar onların yüzü suyu hürmetine ötüyor sanki, sanki uğur böcekleri dağıttıkları uğuru çiçeklerden toplamışlar.

Ahh! Canım çiçek sen olmasan arılarımız yavrularını besleyecek polen bulamayacaklar. Bahar yeniden doğumuysa doğanın, en neşeli bebeği de çiçekler.

Açıyorlar, renklerinden damla damla hayat damıtıp, toprağa katıyorlar.

Toprağı, güneşi, ayı, suyu kutsuyorlar. Soluduğumuz havaya bir parça da papatya kokusu katıveriyorlar usulca, farketsek dee etmesek de.

image

Açıyor usul usul papatyalarım da. İçim açılıyor her yaprakla. Diğer çiçeklerim de usul usul can katıyorlar yeşilin canına (yanda instagram kolonuna tıklatıp bazılarını görebilirsin hatta) Çiçeklendikçe daha bir bahara dönüyor mevsim. Renklendikçe canlanıyor uyanan yeşil.

Sağol canım papatya bahçemi şenlendirdin, iyi ki varsın. ♥

Bilmediğim yerlerde açan farkında olmadığım tüm güzel papatyalar, siz de hoşgeldiniz baharımıza.

Bezelyeler Güneşi Gördü, Sıra Fasillelerde

Avuç içi kadar mutluluk yeter tabi, yetmez mi. Bu minik mucizeler asırlık bezelyelerin torun tohumları. Bu hafta sonu yarısından fazlası başını çıkarttı topraktan, selamladı guneşi, beni daha mutlu edemezlerdi.

image

Elimde elmas tutsam böyle heyecanlanmam. Çünkü gerçek hazine bunlar.
Paran varsa gir istediğin kuyumcuya istediği ‘kanlı elmas’ı al. Ama bu bezelyeleri ‘parası neyse verip’ alamıyorsun işte.

Gitsem tohum satana -yaradanın gücüne gitmesin- bana bezelye ver desem eciş bücüş simsiyah küçük şeyler uzatıyor.
-Amca bezelye dedim
-Bezelye bu
-Ama benzemiyo ya hiç
-Böle olu bezelle tooomu (amcanın kafa sesi→ ne kadan cahilsin keşke ölsen)♬♪

Adamcağız ne yapsın o da benim tohumları görse

‘böyle tohum mu olur kurutulmuş bezelye bu’ der belki.

Belki içinden geçirir
“var da biz mi satmıyoz, yok işte canına yandıımın memlekitinde gari böne toumna”

Hem ne aynı renk ne aynı boy, hepsi pek çikin benim tohumlarımın, almazlar bunları.

Almasınlar tü kaka, biz de vermeye pek meraklıydık tüh ツ

NarKızın İkinci Baharı

Geliyorum gidiyorum haftalardır takılıyor gözüme ama elim varmadı kopartmaya.

Öyle naif öyle zarif..
Hiç demezsin ki baharı yaşamış, akdenizin kavuran yazını geçirmiş, kışı atlatmış da ikinci baharına tutunurmuş o incecik dalda!

Kaç haftadır gözümün önünde kaç fırtına kaç dolu kaç yağmura banamısın demedi. Bahçeye girer girmez hemen seram uçmuş mu onu kontrol ediyorum, çileklere selam çakıp nar kız hala dalında mı göz ucuyla korkarak bakıp duruyorsa derin bir oh çekiyorum.

Bu hafta nar tomurcukları güneşin dürtüklemelerine dayanamayıp uyanmaya başladı. Ağaçlar kırmızı pullu basmalarıyla çayda çıra diyor gün batımında, içim eriyor. Nar kız halay başı.

image

Böyle işte hayat, tutunduğumuz dal ne kadar kırılgan görünürse görünsün tutunmaya değiyor.

Her gören ah canım düştü düşecek dese de, hatta o gözler
‘bu dal tutulur mu’
‘saçmalık, nar hiç iki bahar görür mü’
‘düşersin yazıık’
‘güçsüzsün yapamazsın’
‘sen tutsan dal kırılır ortada kalırsın’ diye yiyip bitirse de bizi, hiç kulak asmamalı.

Bir de böyle benim narkızı sessizce izlediğim gibi dokunmaya kıyamayan, duasını eksik etmeyen, düşsek tutuverecek eller var her birimizin çemberinde, ben yürekten inaniyorum.

Tanıdığım, henüz tanışamadığım, tanışmadan seven-sevdiğim, tanışsam çok seveceğim oralarda bir yerlerde doğrudan veya dolaylı olarak bana güzel enerjisi gelen tüm tatlı yüreklere selam olsun.

Hala aşkla tutunuyorsak dallarımıza birbirimize katkımız büyüktür, bilir, kabul eder şükran duyarım. Varlığına teşekkürler güzel yürekli dünyadaşım.

Bakalım narkız bu yılın narlarını da görebilecek mi, ben de meraktayım.

Günaydın dünyalı dostum.

Bi Tohum da Sen Yesertiver! Bahar Hazirliklari Devam Ediyor

Hani serde bi filozofluk bi mandiralik hep var ama henuz tam zamanli mandira filozofu olmadigim zamanlar. Hayatimin o kismini neredeyse tamamiyle bilinc altina supurmussem de şu ritmi hala her pazartesi animsiyorum

-Sabah nobetten cik (gece yogunbakim nobeti)
-Otobuse bin sehir asiri yol git.
-Derse gir 2gun (master)
-Ders ertesi aksam otobuse bin
-Sehir asiri git sabah nobete gir
-Nobetten cik
-Eve git islerini hallet yat
-Sabah kalk hizmet ici egitime git
-Egitimden cik nobete gir
-Nobetten cik 4saat uyu
-Kalk islerini hallet nobete git
-Nobetten cik eve git islerini hallet uyu kalk
-Uyan nobete git
-Nobetten cik otobuse bin sehir asiri derse git
Tabi bu arada yalniz yasiyorum ama ev bos degil bir de dapi (basimin tatli belasi) ve pekmez (kör ve hasta koca bir tavsancik) var bakmakla yukumlu oldugum.

Okurken yoruldugunuzu kafanizin karistigini tahmin edebiliyorum. Gercekten bu ritimle yasadim ben neredeyse 2yil. O zamanlar bu ozveriyle iyi bir seylere vesile olacagima, dunyaya guzel bir seyler katabilecegime oyle icten inaniyordum ki yorulmayi unuturdum. Bazen otobusun muavinleri ‘abla yorulmuyon mu sen yazik’ dediginde bi yoklardim ayaklarimi, yoklar hissetmiyorum, gozlerim desen beynimle baglantiyi kopartmis bile coktan.

Sonra hayat iste meger kariyer hedefim profesor keci cobani olacakmis. Masteri domates, doktorayi kudretnarinda yapacakmisim. Cift anadalim annecadilik olacakmis yan dalim kocakarilik 🙂 Meger o hayal ettigim guzellikler ne azmis bugun hayata kattigim guzellikler, dunyayla paylastigim enerji yaninda.

“Baska bir dunya mümkünmüş ya la”

‘Nerden geldik buraya yahu hani bahar hani hazirlik’ deme dunyali dostum. Iste o zamanlar meger benim simdiki baharima hazirliklarimmis.

Tum baharlar boyle dove dove geliyor topragi. Yagmurlar, firtinalar, ruzgarlar, simsekler, yildirimlar…

Iste doga da baharina hazirlaniyor su aralar. Onumuzdeki gunlerde daha fazla firtina, dolu, yagmur gorecegiz. Oyle olmasi en iyisi. Yalanci bahar dogayi kandirip cicegi meyveyi vuruyor yoksa.

Iste bu cemreler donemi icin bizim yaptiklarimiz yapacaklarimiz sunlar.
image

– Sonunda seramizi bitirdik. Ayri bir yazida detayli anlatacagim. Siz de eger balkonunuzda/ bahcenizde uygun alan ve malzemeniz varsa amator bir -greenhouse- yerlestirebilirsiniz. Fideler icin elverisli bir kullanim sagliyor.

-Bahcemize yeni bir ates yuvasi yaptik. Cok yorulduk zemini biraz zorluydu ama cayimizi icerken degdi dedik. Ocagimizi da ayri bir yaziyla tanistiracagim sizlerle. (instagramda bir fotoğrafı olacaktı merak ederseniz sağ sutunda göz kırpar)

-Fidelerimiz yesermeye basladi. Ic mekanda yeserttigim icin onlari gunduzleri acik havaya tasiyorum, oryantasyon yapiyoruz 🙂 hem gunesle ciplak temas sagliyorlar hem de acik havaya alisiyorlar.

-Sebzelerimiz icin ‘Sebze yuvalari’ hazirladik, yuvalarin topraklarini besliyoruz. Bu yuvalari da detayli yazacagim firsat olursa.

-Kati sivi kompost calismalari devam ediyor.

-Bu haftalar ozellikle sarimsak ve arpacik soganin ekimi icin ideal.

-Yine dere otu roka tere artik toprakta cimlenebilir. Cimlenmeler olsa da hava tam isinana kadar gelisim hizlanmayacak bunu unutmamali ama 😉

-Bezelye ekim zamani.

-Toprak isindikca bortu bocek de uyanacak. Yararlilari cekip digerlerini uzak tutacak yardimcilar edinmenin zamani geldi. Benim feslegenlerim, kadifelerim fideye durdu bile 😉

-Agac budamalarini filizler canlanmadan yapmali. Eger balkonda bahcede fidanlariniz varsa unutmayin 😉

-Bu mevsimde yagmurlarin topraga dokunmasi muhim. Saksinizi, konteynirinizi mumkunse acikta birakin. Ama drenaja dikkat etmeyi unutmayin.

-Ic mekanda hala fide yetistirmeye devam edebilirsiniz. Bir onceki yazida anlatmistim akliniza takilirsa bakiverin 😉

-Yesertin bol bol yesertin, fazlasini parklara refujlere gomun, gerilla gardening yapin 😉 belediyelerden yer isteyin gostersinler. Konu komsu hep birlikte ekin bicin tuketin.

-Yeserttiklerinizle sevdiklerinize surpriz yapin. Ben sebze fidesi hediye goturmeye bayilirim misafir giderken 🙂

-Tohum takaslarina katilin.
-Koylu pazarlarinda ureticilerden fide istemeye simdisen baslayin :))) biktirin teyzeleri size fide getirsinler.

Cok sey var yapacak. Illa ki bir seyler bulunur yapmalik. Yeter ki iste dunyali dostum. Yeter ki iste!

Yazinin basina donecek olursak hic bir sey yetistirme firsatin henuz olmayabilir, istedigin kadar yetistiremeyebilirsin. Hic onemli degil, bu da senin bahara hazirligindir kim bilir. Hayat ne zaman surse yokusa, tekrarla

Bahar hazirliklari devam ediyor.
Bahar hazirliklari devam ediyor.
Bahar hazirliklari devam ediyor.

Gonlundekinin en guzel, en hayirli en butunun yararina olan haliyle geliversin baharin. Duamdasin.

Baharin enerjisi aramizda cogalsin.
Mis gibi dolunay var bu gece,
Kutlu olsun.

Balkon Bahçeciliği: Son Kış Kontrolleri Zamanı

Hava özellikle son iki haftadır harikaydı buralarda.
Hani bu yıl gelmeyen o bahar vardı ya, sanki onu sıkıştırılmış paket şeklinde ekim başından kasım ortasına kadar sundu doğa ana bize, şükran <3
İşte o arada önemli dönümlerden birini; ‘Samhain’i geçirdik takvim üzerinde ama asıl Samhain şimdi geldi diye düşünüyorum ben, iklim kayması buna sebep oluyor son yıllarda. Doğa takvimini izliyorsanız, kendi bahçenizi gözlemliyorsanız belki farketmişsinizdir.

 

Samhain popüler kültüre cadılar bayramı diye andığımız halloween ile ya da başka hikayelerle örtüştürülüyor anlatılırken ama esası doğanın uyuduğu son hasatların yapıldığı gecenin karanlık soğuk ve tehlikeli olduğu günlerin gelmesi. Yani Samhain artık güneşin görülmeyeceği görülse de ısıtmayacağı ekinin toprakta yaşamasının zor olacağı günlerin başladığını anlatıyor. Yazın resmi bitişi bir nevi.

İşte bugün bunun sinyallerini vermeye başladı istanbul. Artık kış aba altından sopa gösteriyor. Güneşin uyku vakti geldi. Artık toprağı uykuya hazırlayıp bahara güçlendirme zamanı. Mitolojiye meraklıysanız ‘Odin Uykusu’nu bilirsiniz belki. (Odin Halkını yaşatabilmek onlara enerji olabilmek için yılda bir kez uyur, enerji toplar, dinlenir, ama bu günlerce sürer. ) Güneş bizleri yaşatabilmek için Odin uykusuna yatıyor gibi geliyor bana, yılın bu günleri geldiğinde. Aralık sonuna, gün dönene kadar dinlenecek sonra da yavaş yavaş uyanacak ve nihayet yenilenip baharı çağıracak. Güneş işte bu günlerde uykuya dalmaya, doğayı dinlendirmeye, kırları, dağları, bahçeleri balkonları uyutmaya hazırlanıyor. Bu rüzgarlar ninni gibi hissediyorum ben. Doğa ana yavrularının kulağına uykuya dalmalarını fısıldıyor.

12250034_979614722076852_4563290871219361916_n

İşte o yüzden aralarda yaptığımız sonbahar bakımları dışında son kış rötuşlarını yapmamız gerek balkonlarda bahçelerde.

  • Açık balkonlarda hala yeşillikleriniz varsa onları iç mekanlara alabilirsiniz.
  • Balkon/bahçede: Yazdan kalma bitki gövde ve yapraklarınızı toprak üzerinden kesip oldukları yere yatırıp malç olarak bırakabilirsiniz. Hem izolasyon hem de nem koruması olarak çok işe yaradığını ve üstelik besin de sağladığını göreceksiniz.
  • Malç olarak kullanmayacağınız yaprak gövde vs organik atıkları kompostunuza ekleyebilirsiniz. Kompostunuz yoksa başlatmak için iyi bir zaman.
  • Son hasatlarınızı yapmalısınız. İçeri alamayacağınız bitkilerin artık akıbetleri şansa kalmış. (istanbul soğuğu için söylüyorum)12227074_980882928616698_360214365204845474_n
  • Tohumluk ayırdıklarınız varsa hala dalda onları muhakkak toplayın, tohumlarınızı alın.
  • Aldığınız tohumları listeleyin, korunaklı bir şekilde kaldırın.
  • İçeri alamadığınız kısımlarda hala mevsim sebzeleri olabilir onları örtmeye başlamak için güzel bir zaman. Rüzgar ve soğuktan korunacakları şekilde amatör seralar oluşturabilirsiniz.
  • Dikey bahçelerinizi de korumaya almalısınız. En azından rüzgar alan yerdeyseler rüzgarlarını kesecek önlemler alın. Rüzgar toprağı kavuracak bitkiyi kurutacaktır ama soğuk zamanlarda sık sulama bitki için iyi olmaz.
  • Toprak kontrollerinizi yapın. Besin eksikleriniz varsa havalandırma gerekliyse şimdiden takviye edin. Bahara hazır olmak önemli 😉
  • Dışarıda kalacak olanların konumunu rüzgar ve güneş ışığı ayarlaması yaparak yenilemeyi düşünebilirsiniz. Mühim olan ışıktan maksimum  yararlanırken (özellikle İstanbul gibi rüzgarı bol yerlerde) rüzgardan minimum etkilenmek 😉
  • Artık iç mekanda yetiştirebileceğiniz yarı gölge çiçekleri ve aromatik ev bostanlarına yönelebilirsiniz.
  • Başlangıç yapmak için de harika bir fırsat. Eğer bahara yeşil bir balkon bahçesi oluşturmak niyetindeyseniz işte tam zamanı şuradaki  Balkon Bahçeciliğine Giriş yazımızla başlayabilirsiniz.

Elbette yapılması gerekenler bununla sınırlı değil.Bahçe, balkon, açık alan, korunaklı alan, ekilip biçilen toprak, iklim vs her şeyi değiştirebilir. En önemlisi her an sürekli bitkilerinizi ve toprağınızı dinlemek, anlamaya çalışmak. Toprağınızı diyorum buna saksılarınızdaki tüm zerreler dahil 😉 Onlar bizim arazimiz, alanımız, bahçemiz, tarlamız. Her santimetre küpünü adımız gibi bilmeli, duymayı denemeliyiz. Tapusunun olmaması hiç bir şeyi değiştirmez, bizimler, bizimleler, bizi besliyorlar <3

Toprağınızın bereketi bol, ışığın ruhunuza yansıması bereketli olsun <3