Balkon Bahçeciliği: Yeni Başlayacaklar İçin Öneriler

Aslında videomuz dün hazır oldu ama köyde internet çok yavaş dün öğlenden bu sabaha ancak yüklendi. Konumuz ilk başlarken yaşanılan çekingenliği, ya olmazsa, doğru mu yapıyorum, vs endişeleri üzerimizden nasıl atarız.

Özellikle bu sezon başlayacak olanların işine yarayacağını düşünüyorum. Okumaya devam et “Balkon Bahçeciliği: Yeni Başlayacaklar İçin Öneriler”

Usul, Yavaş.. Yaşam

​bu kış sonerle atışa atışa geçti

‘gidip alalım hayatım bişeyler, dolapta olsun’ ‘yok ya hu ihtiyacım, almicam’

.

.
kışlıkları yerleştirirken başladı mevzu. kışlık switler vs artık sökülmüş yırtılmış parçalanmış iyice. sadece iki kazağım kalmış eskiye eskiye. nasıl sevindim. tam 6yıldır hiç kazak, switşört almamışım. en yenisi 6yaşında. Okumaya devam et “Usul, Yavaş.. Yaşam”

Balkon Bahçeciliği: Evde Turp Yetiştirme

Öyleydi böyleydi derken yılın sonunu getirdik.

Geçen yıl bu zamanlar İstanbulda kış bahçemle ilgileniyordum. Aralığın yirmisine kadar aklımızda ne taşınma ne şehir değiştirme vardı. Şimdi ülkenin diğer ucundan yazıyorum size. Ne garip insan hayatı. Çat buradasın çat kapı arkasında. Bir yılda iki kez taşındık. Ama sanki hep burada yaşamışızcasına adapteyiz şuan. Çok şükür. Okumaya devam et “Balkon Bahçeciliği: Evde Turp Yetiştirme”

Kış Turpu Hasatı, Birlikte

hoşgeldin kış, şifa getirdin.

kış turplarımızı hasat etmeye başladık.

toprağı birlikte hazırladık

tohumları birlikte verdik toprağa

birlikte dansettik ilk filizlere

birlikte büyüttük, büyüdük birlikte
.
. … .
.

ne kadar emek, o kadar ekmek,
denge diyor doğa

bunu görüyor, yaşıyor

belki bu anlar, bırakacağımız en kıymetli miras ona.

turp toprağın üzerinde neye benzerdi, topraktan çıkınca ne oldu? taze turp nasıl kokardı?

turp ne zaman sulanır, hasatı ne zaman yapılır?

hangi mevsimde ne yenir?

bunları kendiliğinden biliyor yavaş yavaş, kimsenin öğretmesine gerek kalmayacak, topraktan öğrenmiş olacak. annesinin sıra arkadaşı.

.
.
.

ihtiyacımız kadarını alıp diğerlerine biraz daha bekleyin diyoruz.

sakin zihnin, sakin hayatın sakin tarımın tabiatı işliyor anın ruhuna. sadece bugün yiyeceğimiz kadarı gerek bize, gerisi toprakta mucizesini büyütmeye devam edecek.

kökler rengarenk salata, kucak dolusa şifalı yaprak ve sap akşam yemeği olacak.

hayat güzel.
hayat sade.
hayat aşk.
.
.
#lunanindunyaturu #yavrucadibuyuyor
#cadinindogatakvimi

Güzel Gün Büyüsü Nasıl Yapılır?

Toprak usulca dinleniyor, rengarenk kırkyama battaniyesinin altında. Artık yalınayak basmak biraz macera, tende hissetmek için bi çift yün patik gerekiyor.

Bahçeye ilk geldiğimizde minik bir hiç tepesiydi. Toprak çöp ile örtülmüş, moloza bulanmış, neredeyse ölmüş. Yabani ot bile olmayan bi nokta.
Çok uğraştırdı.

Yordu.

Hani haftalar önce kazmanın bile geçmediği bi yerde avuç içimin patladığını anlatmıştım ya, işte orası.

.

.

O taşları tek tek topraktan ayıkladım. O fideleri tek tek tohumdan yeşerttim. Yıllarca saksılarımla ne yaşıyorsam hala aynı muhabbetteyim toprağın her karışıyla.
Hani blogda hep dedim ya terastarlayı yazarken ‘bu saksılardaki bi avuç toprak; şimdi toprağım, tarlam, bahçem.. Ona karşı aynı hissi aynı vefayı hissediyorum’ diye. şimdi bakıyorum ve bu hissimin ne kadar doğru olduğunu görüyorum.
O saksılar olmasaydı, bugün bildiğim, hissettiğim çoğu şey henüz bana gelmemiş olurdu.
Aynı şekilde eğer o çöpe, o kuraklığa, patlayan avuçlarıma sahip olduğum için o zaman mutlu olmasaydım, farkında olmasaydım elimdeki güzel potansiyelin, bugün bu huzuru yaşayamazdım.
Hayatım boyunca, çocukluğumdan beri peşinde koştuğum şeylere çok az kala, onlara en yakın şu hali yaşarken, geçirdiğim ve sonra sonerle ve şimdi yavru kuşu da katarak ekibe, geçtiğimiz aşamalar geliyor gözümün önüne
Zamanla imtihan, parayla imtihan, plazalarla diplomalarla, şehirlerle, evlerle, insanlarla, sağlıkla imtihan.. Çoğu hızlıca yaşanmış bitmiş, izi bile yok. Çoğu insanın ismi bile kalmamış, bi zaman nasıl da can sıkan. Belki de anın ilüzyonuyla kötü gibi gelen şeyler bile zaman makyajını silince öylece sıradan ama kıymetli yaşanmışlara dönüşüp yerleşmiş raflara. Ama nasıl olmuşsa güzel her şey hatırda.

.

.

Zihni, ruhu koruyan bir kalkan, acıtan dünyayı dışımızda bırakan, yüreği huzursuzluğa görünmez kılan bir büyü sanki güzel hatırat.
Böyle düşününce sabahtan akşama kadar güzel anılar biriktirmek niyetiyle başlıyorum güne, her sabah.
Yavrukuşun gülüşü, ıslak burnun öpüşü, her yumurta şarkısı, düşen yaprağın topraktaki pıt’ı.
Ayağımdaki 20yıllık patiğin sıcaklığı..

.

Büyülü..

.

Biriktirmeye başlar başlamaz yavaş yavaş içimizde oluşan o sıcaklık.. İşte o güzel gün büyüsü ♡

Her anın doyasıya yaşandığı, Büyülü bi gün olsun
Günaydın dünyalı dostum

Bu sabah nasılsın?

Bekle.. Sonbahar Kabakları Tomurcuklandı

B e k l e.

.

Minicik tohumdu avucumda.. Hani hiç canı kalmamış sanırsın bilmesen, kuru, soğuk, soluk.
Güneşi selamladı da hani, dedim ya ‘komtanım karlı damda deli kadın zıplar durur gelin alın’…. işte o çocuk bu.

.

Ya sabır ya selamet.. hem sihirdir hem keramet. Demliyorlar ömrümü usul usul, yıkayıp paklıyorlar zihnimi. Yüreğimin ışığını büyütüyorlar. Bekle diyorkar, dinle diyorlar. Allahım ne şans ki konuşuyorlar benimle, türkülerini bile dinletiyorlar. Neler neler öğretiyorlar.
Öylece varlar, benimle birlikte kocaman bir bütüne katarak beni de hem de, yenşden doğuyorlar.. var oluyorlar, dokundukları havayı bastıklrı toprağı aşka boyuyorlar.

.

Bekle diyorlar, tohumu almadan bekle meyveyi dinle, tohumu toprağa vermeden bekle havayı dinle, fideyi yerine koymadan bekle güneşi dinle, tomurcuğu gördün mü bekle yaprağı dinle.. çiçeği gördün mü bekle toprağı dinle, meyveyi gördün mü bekle suyu dinle, hasat geldimi bekle yüreğini dinle…

.

Gördün mü tomurcuğu bil ama az var çiçeğe. Açar zamanı gelince, bekle..

.

#cadinindogatakvimi notu

Çiçeğe beş kala..

30eylül2016 kabak tomurcukları açmaya hazırlanıyor.

Ekim Başı Bizim Köyün Halleri

Bu haftasonu dolu dolu geçti yine. Usul usul çalışma zamanlarımız başladı.

Ev de bahçe de rutinlerimiz de yavaş yavaş yerli yerine oturuyor. 1,5 ayın sonunda artık tamamen buralı olduk sayılır.
Cumartesi günü kümes Soneri epey oyaladı. Bıkbıklar rahat etsin diye onlara dallarla büyükçe bi tünek yaptı. Bahçede çöp bitmedi anam, adamcaaz çöp taşımaktan bezdi, şükür ki artık bu haftasonu son çöpleri de çıkarttı bahçeden, köyün öteki ucundaki çöpe taşıdı. Sonra ben akşamsefalarının yerini yapıyordum toprağı az kazdım ki bir çöp dağı daha! aman karıcık nolur eşeleme üstlerine ek gitsin çiçek nasıl olsa yemicez yetişir o orda, çöp görecek yerim kalmadı dedi ‘oyy kıyamam’ dedim ‘gel bi öpeyiimm tamam tamam ellemedim’ 🙂 Biz de yavrucadıyla ot temizledik çapa yaptık sebze yatağı belledik. Bi kaç çiçek fidesi aktardık.
Pazar Şehre indim bacım, pazara vardım. Sanki hiiçç istambollarda yaşamamışım gibi bu yavaş şehirde usul usul sağa sola koşturan insanlara falan hayretle bakındım. 

Zihin ne güzel şey, siliveriyor canı istedimi her şeyi. Hiç köyü olmamış ben sanki köyde doğmuş büyümüş de hatta hiç şehir görmemiş gibiyim. Gören zanneder hayat sevince güzeldeki ayşecik 🙂

Biz soslarımızı halletmiştik. Bizim yaptığımız zaman şadiye anne(gandalfın anacığı) yayladaydı o yüzden biraz ileri attık. Pazara onun domates sosları için domates almaya indik. Şansımıza çok güzel domatesler bulduk. Bi kasa aldık. Onun kışlık domates soslarını da hallettik. Son kavanoz da kapandığında beyaz adam yorulduğunu anladı, saat gece yarısını gösteriyordu, yattığımız yeri hepimiz beğendik.
Ekim başı itibariyle #cadınındoğatakvimiaysonu eylül notu

Biberimin dördüncü çiçeği açılmak üzere. Kabaklarım tomurcuklandı. Turpların ilk partisi nerdeyse hasata geldi. Ispanaklarım gerçek yapraklarına geçiyorlar yavaş yavaş, bi başladıkmı toplamaya daha durduramayacağız onları, ta ki donlara kadar. Burada donlar aralık ayını buluyor. Naneleri çoktandır biçiyoruz, biberiyem kendini topladı. maydanozlar dere otları biçilecek boya geldiler bugün yarın sofraya gelmeye başlayacaklar. ilk parti marul fideleri nihai yerlerine geçiş yaptılar. Yedikuleler ve baş salatalar hala fidede. Karnıbaharlar brokoliler gerçek yapraklarındalar aheste aheste gelişiyorlar bakalım çiçeklenebilecekler mi. Teras tarlada fideler yetişiyor. (Balkon bahçeciliği notları mevcut blogda karıştırıverin)
 

İlkten ekilen fasulyelerimiz iki karışa geldi. sonraki parti toprakla buluştu. Nohutlar çok deney ama yirmi santim kadar boy aldılar ve sanki birazcık birazcık bize nohut verecekler gibi.
Bu arada bir kaç sıra ekstra tere ektim Şadiye Sultana, taze tereyi seviyor diye. Şimdilik filizlenenler hem Şadiye annelere hem bize kadar haftalık yetirecek kadar verecek diye ümidim, eğer olurlarsa. Onlara ek olarak haftasonu hazırladığım yataklara da Üç sıra ekstra fasulye beş sırada ıspanak tohumu attım toprağa. Gelen giden olursa hem annemlere hem de istanbula gandalfın abisiyle ablalarına falan toplar arada gönderir olmadı Şadiye anneyle hazırlar fazlamızı dolaba atarız diye de geçirdim içimden ya bakalım her şey nasip. Ya tutarsa bizimkisi 🙂

Velhasıl bir kez daha hoşgeldin ekim, bereket ver.

#cadıkendinenotdüşmüş 

(Türk telekom hazretleri lütfedip internet hattımızı çekerse, fotoğraflı yayınlayacağım şu yazıları ama köy ya burası pek hizmet vereleri yok, ha geleceeyyzz de geleceyyz bakalım kaç ay sürecek.. şimdilik böyle, mazur görün)