Ev Yapımı Kolay Ekşi Maya 5. Gün

Vira Bismillah dedik, bugün de Umay ananın eliyle diyelim, ataları yad edelim.

Bugün ekşi maya serimizin dördüncü gününe geldik.

Tüm Günler İçin linkleri yazının sonunda bulacaksınız.

  1. günün sonunda mayamız artık olmak üzere demiştik. Gencecik bir mayamız oldu, test ettik ve başarıyla geçti. Yazının ilerleyen bölümlerinde testi de anlatacağım. Eğer sizin mayanız 5. günde hazır olmazsa hiç telaşlanmayın, daha önce de bahsetmiştim pek çok şey bunu etkileyebilir. Öncelikle ilk kez deniyorsanız sürecin uzamasına müsade edin, keşif gibi düşünün. Tadını çıkartın. Öte yandan unun suyun kapların özellikleri her şey çok etkili bu süreçte. İkinci günün yazısında bahsetmiştim bundan aynen şöyle

“Ama bu biraz gecikebilir de. Eğer evinizde temizliği kimyasallarla yapıyorsanız, çamaşır suyu vs fazlaca kullanımdaysa, dost bakterileriniz yoksa hava, su ve ekipmanlarınızda o zaman mayalanmalarınız da geç ve güç olacaktır.

Buna ortamın florası denir. Ortamda bulunan florayı yok eden kimyasal temizlik malzemeleri, deterjanlar, çamaşır suları, antibakteriyel sabunlar yaşam alanınızı kötü bakterilere açtığı gibi sizi de hastalıklara karşı daha savunmasız hale getirir. Mayalamalar aslında bir anlamda bu ortamların testi gibidir.

Mayanızda dost bakteriler hemen çalışmaya başlıyorsa havası suyu nispeten daha sağlıklı ortamlarda yaşadığınıza sevinebilirsiniz. Öte yandan küfler, mantarlar, kötü kokusu olan değişik bakteri kolonileri mayanızda belirdiyse floranızı biraz daha dost canlısı hale getirmelisiniz demek olabilir. Hiç bir oluşum yoksa bu da çok fazla kimyasalı zehiri bünyenizde tuttuğunuz, kendinizi ve ev halkını bunlardan “kurtarmanızın zamanı geldi” işareti olabilir ;)”

O yüzden mayanız kötü kokmadığı, küflenmediği, renk değiştirmediği sürece bırakın günler uzasın. Önemi yok. Siz beslemeye devam edin 😉

Ekşi Maya Yapımı 5. Gün

Normalde daha uzun da sürebiliyor mayanın tutması ama şartlar uygunsa 3-7 gün arasında olgunlaşıyor. Biz bu sabah çok sevindirici bir manzarayla karşılaştık kavanozu açınca 🙂 Mayamız ben tamamım mesajı verdi.

5.1Fotoğrafı mümkün olduğunca detaylı çekmeye çalıştım. O köpüksü yapı umarım ayırt ediliyordur.

  1. günün sabahında artık köpük köpük olmuş, kabarmış, dün koyduğumuz seviyeyi yaklaşık 2 parmak kadar geçmişti mayalarımız. İki kavanoz da gayet sağlıklı bir ilerleme gösterdi.

5.2Kavanozları dün işaretlemeyi unuttuğum için üzüldüm. Ama fotoğraflardan hatırlarsanız yarımın altındaydı ve bugün yarım seviyesini bir miktar geçmişti.

5.3Elbette fotoğraflardan tam olarak farketmek zor. İşaret olsa daha net olabilirdi ama unutmuşum, sağlık olsun.

Ekşi mayanın olgunlaşıp olgunlaşmadığını anlamak için kullanılan çok eski yöntemlerden bir tanesi su tesi. Belki duymuşsunuzdur. Çok basit uygulanıyor ve güzel sonuç veriyor.

İçini görebildiğiniz bir kaba oda sıcaklığında su doldurun. Ekşi mayanızdan bir kaşık kadar alıp suya bırakın eğer suda yüzüyorsa mayanız tamam demektir. Battığında henüz zamanının gelmiş olmadığını anlayabilirsiniz. Mayanızı dinlendirip sonradan besleyerek kullanacağınız zaman da yine uyanıp uyanmadığını anlamak için bu testi tekrarlayabilirsiniz 😉 Sonuçtan memnun kalacaksınız.

Ben kapta testi geçince sizin için daha net fotoğraflar çekebilmek için bir de bardakla yaptım deneyi. Sanırım fotoğraflar suda yüzmek derken neyi kastettiğimi daha net anlatacaktır 😉

Bu görüntü ilk kavanozumun su testi sonucu 🙂

5.5Suyun yüzeyinde asılı kalıyor ve dibe çökmüyor gördüğünüz gibi.

5.4Eğer önceden deneseydik suya attığımız parça dibe çökecekti. Ama yukarıdaki gibi asılı kalması bize mayanın ben hazırım mesajı. Kabarcıkları artık öyle kuvvetli ki yüzmeyi öğrendi mayacık 🙂

Aşağıdaki fotoğraf da ikinci kavanozumun test sonucu.

5.6Ve herkes başarıyla testi geçti, mezun olma hakkı kazandılar 🙂 Artık ekmek mayalamaya hazırlar.

Ancak bizim hazırda ekmeğimiz var. Bugün mayalamayacağız. Ve üstelik dün işaretlemeyi unuttuğum için üzüldüm. O yüzden bugün tekrar besledim mayaları.

Yine aynı 4. gün yaptığımız gibi yarısını al, aldığın kadar besin karışımı koy yöntemiyle.

Eğer mayanız tam olgunlaşmadıysa siz de aynı bu şekilde bir kaç gün daha beslemeye devam edeceksiniz.

Ben aldığım kısımları ayrı bir kavanoza aldım, yarın sabah tava ekmeklerine ekleyeceğim, atmaya kıyamıyorum. Siz de krep yapıp ona ekleyebilir ve fermente gıda tüketmiş olursunuz. Kullanacağınız bir yer yoksa, atın yapacak bir şey yok.

5.7Toparlayacak olursak, mayanız olgunlaşmadıysa aynı 4.gündeki gibi beslemenizi yapın.

Olgunlaştıysa ekmeğinizi mayalayabilirsiniz. Ya da biraz daha kuvvetlenmesi için ek bir kaç besleme yapmayı tercih edebilirsiniz. Eğer hemen kullanmayacaksanız ya da kalanını saklayacaksanız, buzdolabının sebzelik üstü rafında ağzı kapalı saklayabilirsiniz. Ama en fazla haftada bir çıkartıp sevin konuşun besleyin, oda ısısında zaman geçirmesine müsade edin. Beslemenizi yine 4. gün usulü aldığın kadarını koy olarak yapabilirsiniz. Çıkarttıktan sonra kullanacağınız zaman yine su testini uygulayın, besledikten sonra oda sıcaklığında testi geçene kadar bekletmeyi unutmayın 😉

5.8

Bugün işaretlemesini de yaptım. Önümüzdeki günlerde sizinle kabarmış halinin de fotoğrafını paylaşmak istiyorum fırsat olursa. Ve eğer vakit bulabilirsem bir de bu mayayla yaptığım ekmek tarifi var yazılmayı bekleyen.

Ve eğer fırsat bulursam bu süreci de yine bir yazıda toparlamak istiyorum.

Bakalım kısmet.

Süreci tamamladık ve nur topu gibi iki mayamız oldu, afiyet olsun.

Sevgiyle.
Ev Yapımı Kolay Ekşi Maya 1. Gün

Ev Yapımı Kolay Ekşi Maya 2. Gün

Ev Yapımı Kolay Ekşi Maya 3. Gün

Ev Yapımı Kolay Ekşi Maya 4. Gün

Eğer başka ekmek tarifleri ararsanız şunlara da göz atabilirsiniz
Pratik Ev Ekmeği Tarifi

Ekşi yoğurttan Ekmek Mayası

Hamursuz(mayasız) Ekmek Tarifi

Ev Yapımı Kolay Ekşi Maya 4. Gün

Vira Bismillah dedik, bugün de Umay ananın eliyle diyelim, ataları yad edelim.

Bugün ekşi maya serimizin dördüncü gününe geldik.

İlk gün notlarına buradan

ulaşabilirsiniz.

Dördüncü günümüze geldiğimizde işler biraz daha değişiyor.

Artık mayalarımız buluğ çağına girdiler 😉

Ekşi Maya Yapımı 4. Gün

Malzemeler:

  • 2  çay bardağı tam buğday unu
  • 2 çay bardağı Ilık içme suyu
  • 2 Kavanoz
  • 2 Bez

Mayanızın kavanozunu açtığınızda kokusunun biraz daha değiştiğini farkedeceksiniz. Artık kabarcıklar biraz daha iri. Toplu iğne başı gibi kabarcıklardan göz göz olmuş bir yüzeye doğru geçiş yapıyoruz.

4.1

Yine kavanozunuzun üzerinde su birikmişse onu alın. Bizim kavanozumuz bugün biraz kabarmış, miktarda çok artma yok, koloni sağlıklı görünüyor.

Buluğ çağına girmiş sevgili mayamızın besleme yöntemini biraz değiştireceğiz.

Mayayı bölmeye başlayacağız. Bazı tariflerde yarısını atın gibi bir ibareyle karşılaşabilirsiniz. Ben kıyamıyorum. O sebeple bu tarifte ikiye bölün olacak bugünün sloganı 😉 Dilerseniz siz de ikiye bölün. Ama değilse bana uymayın siz, isterseniz atın yarısını.4.3

Bugün besleme prensibimizin temeli maya ve besleme solüsyonumuzun aynı miktarda karışması olacak. Yani yarısını aldığımız mayaya yarısı kadar karışım vereceğiz.4.4

Karışımı hazırlamak için ortalama kullanacağımız miktarı yazdık yukarıya malzeme listesi adeti yerini bulsun diye, ama siz aldığınız miktarı yerine koyacak şekilde ununuzu ve suyunuzu hazırlayın. Kıvamı akıtma hamurundan az koyu olacak 😉4.2

İki mayanızı da besleyince üzerlerinde hemen köpükler oluşmaya başlayacak çok mutlu olacaksınız. Hem de artık iki mayanız var birini atmaya karar vermediyseniz :))

4.5

Yarın 5. günün yazısında görüşmek üzere.

Sevgiyle.

 

Ev Yapımı Kolay Ekşi Maya 1. Gün

Ev Yapımı Kolay Ekşi Maya 2. Gün

Ev Yapımı Kolay Ekşi Maya 3. Gün

Ev Yapımı Kolay Ekşi Maya 4. Gün

Ev Yapımı Kolay Ekşi Maya 5. Gün

Eğer başka ekmek tarifleri ararsanız şunlara da göz atabilirsiniz

Pratik Ev Ekmeği Tarifi

Ekşi yoğurttan Ekmek Mayası

Hamursuz (mayasız) Ekmek Tarifi

Ev Yapımı Kolay Ekşi Maya 3. Gün

Vira Bismillah dedik, Fatma ananın eliyle diyerek dün ekşi maya serimizin ilk iki gün notlarını paylaştık.

İlk gün notlarına buradan ulaşabilirsiniz.

Üçüncü gün artık bakterilerimizin çalıştığına emin olduk biz 😉 Eğer sizi de kokusu biraz daha değişmiş kıvamı farklı köpüklü bir manzara karşıladıysa yaşasın. Hatta aşağıda fotoğrafını paylaşacağım gibi üzerinde biraz su birikmiş, eski seviyesinin altına düşmüş bir kavanoz bile sizi bekliyor olabilir. Bu manzara artık bakteri sayısı arttı besin yetmiyor biraz daha fazla besle demek.

3.1

Biz bakterilerimizin çalıştığına çok sevindik. Artık bebek değiller, besini biraz arttıracağız.

Ekşi Maya Yapımı 3. Gün

Malzemeler:

  • 1  çay bardağı tam buğday unu
  • 1 çay bardağı Ilık içme suyu
  • Kavanoz
  • Bez

Yapılışı:

Mayanızın üzerinde su biriktiyse nazikçe o kısmı alabildiğiniz kadar alın.

3.2

Un ve su miktarının bizim kullandığımız miktarını verdim ancak daha önceki günlerde belirttiğim gibi kıvam önemli. Ununuz fazla su tutuyor veya az su istiyor olabilir. Kıvamını ayarlayacak kadar un su kullanmanız önemli.

3.3

Un ve suyu dilerseniz direk içine döküp içinde karıştırın dilerseniz dışarıda kıvamı ayarlayıp öyle ekleyin. Ben dışarıyı tercih ediyorum.

3.4

Kıvamı tamam olan karışımı kavanoza yavaş yavaş ekleyin karışımınızı da havalandırmış olun. Artık kavanozumuzun yarısına geldik. Bu noktadan sonra eğer gerkeli görmezsek gece beslemelerini keseceğiz. Yarın sabah artık yaklaşımımız değişecek biraz.

3.5

Beslemeden hemen sonra aşağıdaki kabarcıkları görmeye başlayacaksınız. İşte o an gerçek tenmutluluk sebebi 🙂 Bakterilerimiz nefes alıyor, bu minnik nefesler ekmeklerimizi kabartacak, mis yapacak yaşasınn!

3.6

Yarın 3. günün yazısında görüşmek üzere.

Sevgiyle.

Ev Yapımı Kolay Ekşi Maya 1. Gün

Ev Yapımı Kolay Ekşi Maya 2. Gün

Ev Yapımı Kolay Ekşi Maya 3. Gün

Ev Yapımı Kolay Ekşi Maya 4. Gün

Ev Yapımı Kolay Ekşi Maya 5. Gün

Eğer başka ekmek tarifleri ararsanız şunlara da göz atabilirsiniz

Pratik Ev Ekmeği Tarifi

Ekşi yoğurttan Ekmek Mayası

Hamursuz Ekmek Tarifi

 

Ev Yapımı Kolay Ekşi Maya 1. Gün

Tekrar merhaba mı demeliyim? 🙂

Uzun aralar verdiğimi biliyorum ama ne yapalım beni bu güzel havalar mahvetti! Dağlarda ormanlarda yürüme mesafesinde bile olsa toprakla ağaçla geçiriyoruz zamanımızı. Üstelik teras tarlanın da sonbahar bakımıydı sökümüydü kışlık ekimiydi derken dolu dolu yaşayıp gidiyoruz. Yazmalara fırsat olmuyor. İnsanın canı da öyle ağaca sarılmış, toprağa basmış, dağlardan ot toplamış gelmiş olunca hiiç istemiyor bilgisayar tuşlarıyla oynaşmayı. Ne yalan söyleyeyim zaman da illa ki bulunur da gelinin yeri de yeni de dar oynamak isteyene kadar 😉 Azıcık bulutlanınca hava, çok da soruluyor haydi ekşi maya yedekleyelim yaparken de gün gün paylaşalım dedik.

Vira Bismillah diyelim, Fatma ananın eliyle, haydin dostlar hep birlikte ekşi maya üretelim.

1.3

Sürekli sizleri evde ekmeğinizi yapmanız konusunda dürtüklüyorum biliyorum ama gerçekten o fırından gelen ekmek kokusu var ya, onu ilk aldığınızda bence iyi ki dürtüldük dersiniz.

Ekşi maya yapmanın belki yüzlerce tarifi var. Kimi biraz daha meşakkatli kimi biraz daha kolay. Bir kaç yolunu denemiş birisi olarak sizin için en kolay ve az malzemeli en kısa zmaanda da sonuç verenini seçmeye çalıştım.

Bakterilerle oynamayı çook seviyorum. Laboratuar alışkanlığı 🙂 Ben lab’ı bıraksam da o lab’larda öğrendiklerim ve o üretim heyecanı beni bırakmadı evde bakteri dostlukları, maya aşkları olarak devam ediyor.

Eğer siz de bakterilerle arası iyi biriyseniz bu yöntemi seveceksiniz. Ama baştan söylemeliyim ne kadar kolay olsa da bu aşk biraz sabır ve sadakat gerektiriyor. Her maya evinizin yeni bir bireyi beslemeyi asla unutmamanız ve hatta bunu günün hep aynı saatinde yapmanız gereken evciliniz olacak. Buna kendinizi hazırlayın 😉

Mayalarınızla olan aşkınız gün geçtikçe biraz daha anlamlı olacak buna inanın. Ama en güzeli tam hazır olup o ilk ürünü aldığınız an. İşte şimdi değdi diyorsunuz.

Dolayısıyla yöntem kolay olsa da biraz ilgi, alaka, zaman ve sabrınızı istediğini lütfen hesaba katın.

Bu mayayı başlatmadan önce kendinizi en uygun hissedeceğiniz 7 günü belirleyin. Ben mayalarımı ay küçülürken başlatmayı tercih ediyorum mesela. Ve cuma veya cumartesi en sevdiğim başlama günlerim. Kendinize göre böyle minik ritüeller belirleyebilirsiniz. Sonra günün uygun saatlerini seçin. Benim için bu saatler sabah 9 akşam 9 mesela. Unutmayacağınız zaman dilimleri, rutinleşebilecek saatler size yardımcı olacaktır. Aynı saatte beslemek bakteriler için önemli bir jest. Bunun sebebini etraflıca konuşuruz belki bir gün, sağlık açısından da önemli bu 😉

Günleri belirlediyseniz, saat tamamsa artık başlamak için gerekli malzemelere geçebiliriz. Bazı yerlerde üzüm görebilirsiniz, bazılarında nohut, bazılarında yoğurt. Bu tarifte sadece su ve un var. En basit malzemeli olanla başlamak en az kafa karıştıracak olanı bence.

Bu bahsedeceğim yöntemde genel olarak ihtiyaçlar

  • Kavanoz
  • Tam buğday unu
  • İçme suyu
  • Kaşık
  • Temiz bir bez

Bunu bir yazı dizisi şeklinde sürdürüp gün gün anlatacağım.

Ekşi Maya Yapımı 1. Gün

Malzemeler:1.3

  • 2 Kaşık Tam buğday unu
  • 1,5 Kaşık Ilık içme suyu
  • Kavanoz
  • Bez

Yapılışı:

Ekşi mayayı başlatırken kullanacağınız bütün malzemelerin tamamen temiz olduğuna emin olun. Çünkü herhangi bir kötü bakteri bulaşı mayanızı acıtır, küflendirir, kokutur, renk değiştirir. Eğer bunlara rastlarsanız atın ve başa dönün.

Ekşi mayanın ortamda bulunan yardımsever bakteriler tarafından oluşturulmasını ümit ediyoruz. O yüzden ekipmanlarınızı deterjanlar kimyasallar vs kullanarak da yıkamamalısınız. Sirkeli su candır 😉

1. gün sabah seçtiğiniz saat (örn 09:00)

Kavanozunuza ununuzu koyun. Suyu ekleyerek ikisini güzelce karıştırın. Akıtma hamurundan az daha koyu bir kıvamı olmalı karışımın. Her unun su tutma kapasitesi farklı çok koyu olursa biraz daha su ekleyip çok suluysa un koyabilirsiniz. İyice karıştırın. Tamamen karıştığından emin olunca 12 saat dinlenmeye bırakıp ağzını temiz bezinizle kapatın. Hava alabilsin. 1.11.21.41.5

.

.

.

Mayanızın ilk gün durumu bu kavanozun dibinde iki kaşıkçık 🙂

Bir haftanın sonunda kavanozdan taşmak için can atacağına inanmak zor değil mi? Ama onu da göreceğiz inşallah.

.

.

.

1.gün 12 saat sonra akşam (örn 21:00)

Ağzını açtığınızda bir kaç kabarcık görmeye başlayacaksınız. Bakteriler nefes almaya başladılar 🙂 Birazcık karıştırın içerideki karbondioksit çıksın oksijenlensin ortam. İçerisine 2 kaşık un 2 kaşık su ekleyin bulamaç haline gelsin kıvamını kontrol edin. Kıvam oturduğunda tekrar bezi kapatın. Ertesi sabah seçtiğiniz saatte görüşmek üzere iyi uykular dileyin mayanıza.

1.6

Yarın 2. günün yazısında görüşmek üzere.

Sevgiyle.

Ev Yapımı Kolay Ekşi Maya 1. Gün

Ev Yapımı Kolay Ekşi Maya 2. Gün

Ev Yapımı Kolay Ekşi Maya 3. Gün

Ev Yapımı Kolay Ekşi Maya 4. Gün

Ev Yapımı Kolay Ekşi Maya 5. Gün

Eğer başka ekmek tarifleri ararsanız şunlara da göz atabilirsiniz

Pratik Ev Ekmeği Tarifi

Ekşi yoğurttan Ekmek Mayası

Hamursuz(mayasız) Ekmek Tarifi

Aa! Ekşi yoğurttan peynir yaptım, ekmek mayaladım :)

Ekşiyen yoğurdunu ne yaparsın komşum? Valla ben ekmek mayaladım 🙂 Aynı yoğurdun kalanını da yine atmaya kıyamadım peynir yaptım! Yalancı peynir diyorum ben ona ve bir kaç farklı çeşite bile çıkartmayı düşünüyorum otlu peynir falan 🙂 Uydurukta aştım kendimi!

Yoğurt bizim evde kıymetlimiiss 🙂 Hele ısırgan otuyla doğal mayamızı yapmaya başladığımızdan beri (tarif burada) gerçekten özellikle evin erkeği fena halde yoğurt aşığı oldu. Öyle ki kendisi mayalamak istedi, mayalamaya başladı durduramadı kendini resmen ustalaştı ve şimdi yoğurtları benimkinden güzel oluyor 🙂 Okumaya devam et “Aa! Ekşi yoğurttan peynir yaptım, ekmek mayaladım :)”

Hazır Yogurdu Çıkarttık Hayatımızdan, Neden mi?

Deli gibi yoğurt tüketen bir aileyiz. Son zamanlara kadar marka, imalat yeri vs kriterlerle ince eleyip sık dokuyarak kendimizce “en iyisini” seçerek yapıyorduk yoğurt alışverişimizi. Şehir hayatının zamansız akışı, sütün katkısız işlenmemiş bulunamayışı, maya yokluğu derken erteledikçe erteliyordum içimdeki anne yoğurdu özlemini.

Okuduklarım karşısında dehşete düştükçe ve bunları eşimle paylaştıkça yediğimizin yoğurt olmadığına karar verdik. Araştırıp soruştururken evde ilk maya nasıl elde edilir bunu keşfettim. Derken hemen hemen birbirine yakın günlerde eşim de sütçüyü keşfedince istanbulun göbeğinde kendi yoğurdumuzu mayaladık.


İlk bir kaç maya ekşide olsa sulu da olsa dünyanın en güzel yoğurdu 🙂 üç maya sonra harika bir kıvam elde ettik. Hatta kendi yoğurdunu yapmak isteyenlerle Freecycle aracılığıyla maya bile paylaştık.

Gelelim yediğimiz şeyin yoğurt olmadığını düşünme sebeplerimize, bir kere ekşimiyor kolay kolay bozulmuyor hatta kimisi sulanmıyor arkadaş öyle yoğurt mu olur? Bilimsel kanıta ne hacet! Ama illaki bilimsel kanıt derseniz ki demelisiniz doğrusu budur Çapa Tıp Fakültesi Öğretim Üyesi Dr. Yavuz Dizdar, endüstriyel yoğurdun yoğurt olmadığını ve son dönemde artan kanser vakalarında bunun etkisinin ilk sırada olduğunu söylüyor.

“Fermente Süt Ürünleri Tebliği’nin 6. maddesi Türk Gıda Kodeksi-Gıdalarda Kullanılan Renklendiriciler Tebliği, Gıda Maddelerinde Kullanılan Tatlandırıcılar Tebliği Renklendiriciler ve Tatlandırıcılar Dışındaki Gıda Katkı Maddeleri Tebliği’nde yer alan tüm katkı maddelerinni yoğurda katılmasına izin veriyor.”

“Unilever’in en büyük bayilerinden biri Rotahaber’e bu konuda şu bilgileri paylaştı:

“Son zamanlarda bizim Dorina margarin satışımızda hızlı bir artış kaydettik. Müşteri kitlesinde bir zenginleşme gördük. Müşterilerimiz arasında yoğurt üreticilerinin önemli bir yeri olduğunu tesbit ettik. Bunların hangileri olduğunu paylaşmamız elbette mümkün değil. Ama, çok farklı markalar olduğunu söyleyebilirim.”

Evimizdeki Şifacı: Kombucha Mantarı

Biz insanoğlu bazen kendimizi mucizevi sanarız. Düşünebilen, üretebilen, doğanın sırlarını çözebilen akıllı yaratıklar olduğumuzu zannederiz. Hatta bazen dünyanın etrafımızda döndüğü, küçük dağları yarattığımız hissine kapılırız.

Şimdi size sümüksü bir şey var oolum ama inanmazsın kendini bakteri saldırılarından, enfeksiyonlardan ve çevresindeki kirlenmelerden korumayı biliyor. Bozulmuyor, çok çok enfekte etmediğiniz sürece kendisini koruyor. Üstelik harika bir şekilde içerisinde bulunduğu solüsyonu pek çok hastalığa karşı koruyucu ilaç haline getiriyor… Ne dersiniz bana?

Var böyle bir şey. Minik bir şifacı evlat edindik biz geçenlerde. Çanakkaleden hediye geldi bize elbette paylaşım ekonomisi sayesinde! Yumuş yumuş vıcıklı kımıllı bir yapıda Kombucha Mantarı epey zaman oldu, hatta içtik içtik yavruladı yavruladıı.. Dokunduğunuzda jelimsi bir hali olduğunu hissediyorsunuz. Gözünüzde jelimsi bir sünger canlandırın diyebiliyorum anlatabilmek için 🙂


Ben çok zor ikna olan biriyim ve öyle her ilacı her hastalıkta kullanmam. Hatta sağlıkçı olmama rağmen çok çok zorda kalmadıkça ilaç kullanmam. Belimdeki çatlaklar esnasında çektiğim acılar için dahi tek ağrı kesici içmeye ikna edemedi eşim, o kadar mendeburum. İlaçsızlık halini araştırdığım günler yine bir rahatsızlık sonrası kombucha ile tanıştım. Tereddütte kaldım. satılanları varmış baktım güvenemedim. İki üç gün sonra arkadaşlarımız Kombuchalarını paylaştı. (mucizeli şeyler bunlar yes!) Çanakkalelerden sonsuz pakete kondu kucağıma düştü bu çocuk. Mayalandı, görevini tamamladı hatta bir de yavrulamasın mı üstüne 🙂 Genç bir bebeğimiz var şimdi iki kavanoz mayalıyoruz.

Ülkemizde var mı çayının ticareti bilemiyorum ama dünyada şişelenip satıldığına dair dökümanlara rastladım. Şifası kaçınılmaz. Bir kaç mantarınız olduğunda ortalama 8-15 günde 2şer litreden hesap etsek o aradaki zamanın soğuk içeceğini çıkartmış oluyorsunuz zaten. Aromalandırılmasına dair dökümanlar buldum 🙂 yaza şeftalili soğuk çay ihtiyacımızı başarabilirsem kombucha ile gidermeyi ve daha sağlıklı bir hayata bir adım daha yaklaşmayı planlıyorum.

Vikipedia tanımıyla ilaç olarak kullanılan fermente edilmiş çay; kombu çayı. Kombucha mantarının içerisinde yaşadığı çay ve şeker içeren sıvının fermente olup içerisindeki şekerin yıkımıyla çaya glükuronik-asit, laktik-asit, vitaminler, amino asitler, antibiyotik maddeler salınır. Yani çay tam bir ilaca dönüşür. Evet kaynaklara göre kombu çayı tam bir antik ilaçtır.

Çayın içerisindeki bu mini şifa fabrikasının elinden gelen işlerin bazıları literatürde şöyle yer alıyor:

Bacinskaja (1914) içeceğin mide-bağırsak faaliyeti için etkili olduğunun farkına varmıştır. Yazar her öğünden sonra küçük bir bardak içilmesini ve yavaş yavaş bu miktarın arttırılmasını önermiştir. Profesör S. Bazarewski “Riga’daki Doğa Araştırmacıları Derneği için Yazışmalar” ‘da bir rapor yayınlamıştır (1915) ve Livland ve Kurland’ın Baltık Rusya bölgesindeki Latviyalı nüfus arasında “Brinum-Ssene” adlı bir halk ilacı bulunduğunu bildirmiştir. Bunu kelimesi kelimesine tercüme ettiğimizde, bu kelime “Harika-Mantar” anlamına gelir. Bazarewski’ye göre, Latviyalılar bu mantara “pek çok hastalık için harika iyileştirici güç” demektedirler. Bazarewski’nin konuştuğu bazı insanlar bunun baş ağrılarına iyi geldiğinde ısrar etmişlerdir fakat diğerleri “bu mantarın” bütün hastalıklara iyi geldiğini söylemişlerdir.

Kabızlığa İyi Gelmektedir Prof. B. Lindner (1917-1918) bu ilacın çoğunlukla bağırsak faaliyetlerini düzenleyici olarak kullanıldığını bildirmiştir. Hemoroitler (basur) de tedavi edilmiştir.

 Dr. Madaus “Biyolojik Tedavi Sanatları” kitabında (1927), mantarın ve onun metabolik ürünlerinin hücre duvarlarının tekrar oluşmasında mükemmel bir etkisinin olduğunu, bu nedenle de, arterioskleroz için mükemmel bir ilaç olduğunu bildirmiştir.

İnsanın Genel Durumunun İyileştirilmesi H. Waldeck (1927) 1. Dünya Savaşı sırasında, 1915 yılında, Rusya-Polonya’da rastlamış olduğu, evini paylaştığı ve ciddi kabızlık sorunu için kendisine bir “harika içecek” yapmış olan bir kimyagerden söz etmiştir. Kimyager, güvendiği Waldreck’e bu “Rus gizli ev ilacını” daima el altında bulundurduğunu” ve bunun “her türlü hastalığa iyi geldiğini” ve “doğal olarak oluşan asitlerinden dolayı, yaşlanma sorununa başarılı bir şekilde karşı koyabildiği ve bu nedenle, yaşamı uzatmaya katkıda bulunduğunu” söylemiştir.

Arteriosklerozdaki Olumlu Etki Dr. Maxim Bing (1928), Kombucha mantarını “Arterioskleroz, gut ve bağırsak yetersizliği için oldukça etkili bir ilaç” olarak tavsiye etmektedir. “Arteriosklerozda tansiyonu düşürmek, gerginliği, sinirliliği ve ağrıyı, baş ağrılarını, baş dönmelerini, vs. ortadan kaldırması gibi iyi bir özelliği” taze, iyi kültürlerin kullanımından meydana gelmektedir. “Bağırsak tembelliği ve buna eşlik eden etkiler de çabuk bir şekilde ortadan kaldırılabilmektedir. Böbrekte ve beyin damarlarındaki kireçlenmelerde özellikle iyi sonuçlar vermektedir.”

Bağırsak Fonksiyonlarının Normalleştirilmesi Dr. L. Mollenda (1928), Kombucha içeceğinin, özellikle sindirim organları rahatsızlıklarında etkili olduğunu, bunların fonksiyonlarını normalleştirdiklerini bildirmektedir. Ayrıca, içecek, gut, romatizma ve arteriosklerozun farklı aşamalarında yararlı olduğunu kanıtlamıştır. Ek uygulama alanları ile ilgili olarak şunları yazmaktadır: “Anjin vakasında, özellikle de bademciklerin iltihabında, içecek sadece gargara yapmak için kullanılmamalı ama yiyecek ve içecekler aracılığıyla mideye ulaşan bakterilerin yok edilmesi amacıyla içilmelidir de. Anjinde yapılacak olan böyle bir gargara çabuk bir iyileşme getirir ve gut ve Arterioskleroz ağrılarında, ciddi durumlarda bile şaşırtıcı başarılara ulaşılmaktadır. … İçecek asitli olduğu halde, midede herhangi bir asitlilik durumu yaratmaz; sindirimi zor olan yiyeceklerin bile sindirimini kolaylaştırır ve önemli ölçüde iyileştirir. Gutlu egzama ve böbreklerdeki, idrardaki ve idrar kesesindeki taşlar için, Kombucha içeceğini aldıktan sonra, eşit şekilde olumlu başarılar elde edilmiştir.

Zihinsel Gerginlik için Önerilebilir Devletçe-tanınan Braunschweig’deki Kimyagerler Akademisi’nin o zamanki müdürü olan Hans Irion, “Kimya Alanındaki Okullar için Kurs” adlı kitabında (1944, Cilt 2, Syf. 405) şöyle demektedir: “Teakwass olarak tanımlanan içeceğin içilmesiyle, vücudun bütün salgı sisteminde önemli bir canlılık ve metabolizmalarda bir iyileşme meydana gelmektedir. Teakwass, gut ve romatizma, kan çıbanı, Arterioskleroz, yüksek tansiyon, sinirlilik, bağırsak tembelliği ve yaşlılık sorunları için mükemmel bir koruyucu ilaç olarak tavsiye edilmektedir. Sporcular ve yoğun zihinsel çalışma yapanlar için de çok tavsiye edilmektedir. Metabolizmanın iyileşmesiyle, vücutta fazlalık olan yağ birikmeleri önlenir veya atılır. İçecekle, ürik asit, kolesterol, vs. gibi hasar veren birikimleri kolaylıkla çözünebilen şekillere dönüştüren ve bu şekilde vücuttan atan mikroorganizmalar da vücuda ulaşır. Kirli bağırsak bakterileri baskılanır.”

“Her Bakımdan Vücudu Zararlı Maddelerden Arındırıcı….” Konusu Kombucha olan kitap halindeki ilk yayın 1954 yılında çıktı. 54 sayfalık olan bu kitapçık Rusça yazılmıştı ve başlığı şöyleydi “Çay-Mantarı ve onun Tedavi Edici Özellikleri”. Yazar, G.F.Barbancik, giriş kısmında, su işçileri için, Omsker Hastanesi’nin tedavi kliniğindeki mantar-çayı özünün (1949 yılındaki) iyileştirici ilaç olarak ilk uygulamasından söz eder. Bademcik iltihaplarının, çeşitli iç hastalıklarının, özellikle de ateşli olanlarının, yetersiz asit üretiminden dolayı mide nezlesinin, bağırsak iltihaplarının, dizanterinin, arteriosklerozun, yüksek tansiyonun, sklerozun, vs. başarılı bir şekilde tedavi edildiğini bildirmektedir.

Kanseri Yokedici mi? Eski alman Cumhurbaşkanının eşi olan Dr. Veronika Carstens (1987), “Doğadan Gelen Yardım-Kansere Karşı İlaçlarım” başlıklı seride Kombucha’yı şu sözlerle tavsiye etmektedir: “Kombucha organizmaları zararlı maddelerden arındırır ve metabolizmayı iyileştirir; bu vücudun savunma kapasitesini iyileştirir.”

Dünya-çapındaki “Çocuk ve Gençlik Köyleri” ‘nin kurucusu olan Gottfried Mueller, Kombucha çayını şöyle övmektedir: “Cennetten gelen bir armağan, özellikle de sağlık acil durumları için” (“Salem-Yardım” 15, No. 3, Ağustos 1987, sayfa 2).

İnsanın Kendini DeğerlendirmesiHem literatürdeki raporlarda ve hem de Kombucha’ya odaklandığım süreçte bildirilen pek çok kişisel deneyimlerde, Kombucha’nın rahatlattığı pek çok şikâyet oldukça dikkate değerdir. Bu, Kombucha’nın özel bir vücut organını hedeflememesi, ama metabolik durumun stabilizasyonunu (kararlılığını) oluşturarak ve glükuronik asidin zararlı maddeleri temizleyici etkisi nedeniyle, bütün organizmayı olumlu olarak etkilediği temeliyle açıklanabilir. Bu, pek çok insanda, o zehirli (toksik) etkilere ve bizi pek çok yönden kuşatan çevresel streslere karşı yükseltilmiş endojenik savunma kapasitesine neden olur ve buda hasara uğramış olan hücresel metabolizmada canlanmaya ve bir insanın sağlığının pekişmesine neden olur. 

Kombucha-çayına atfedilen sağlığı-iyileştiren özelliklerin bazılarını daha fazla araştırmaya ihtiyaç vardır. Ancak, diğer aktif mekanizmalar, hem bilimsel testlerle ve hem de deneylerle, örneğin: bağırsak florasının düzenlenmesi, hücresel kuvvetlenme, zararlı maddelerden vücudun arınması ve artık maddelerin vücuttan atılması, metabolik uyumlulaştırma, antibiyotik etkisi, pH-dengesinin kolaylaştırılması, tamamen kanıtlanmıştır.

Mantar diye ansakta yaşam çeşitliliği duayenlerine göre tam olarak mantar değil Kombucha, bir mantar bakteri ortak yaşamı, iş birliği.  Bu iş birliği, o çay içerisinde ilerleyen asimilasyon ve disimilasyon zinciri sayesinde sonsuz şifa yelpazesine layık görülmüş ekşimsi bir soğuk içecek ortaya çıkıyor. Mucize değil de nedir ki bu?

Biz çok memnunuz bebeklerimizden. Biraz daha tecrübelenelim ondan sonra detaylarıyla yapım aşamasına da değiniriz belki.

Her eve bir kombucha çocuğu diliyorum.