Üretme Mevzusu | İnsan Üretince Daha mı Mutlu? | Hediye Konusu | Temiz Hediye Olur mu? |

Hayat akıp geçerken seçtiğimiz en minik yollar bile yaşamımızı ve iç huzurumuzu etkiliyor.

 

Bugün ne yedim? Bu bana kendimi nasıl hissettirdi? Bu sıra neler tükettim? Bunun ne kadarını kendim ürettim ya da kimin hangi yolla ürettiğine dikkat ettim?

 

Sonra hediye mevzusu?

Ne demek hediye?

 

Zorunlu hissetmeden, en son ne zaman içimden gelerek birine hediye verdim? Hatta bunu kendim ürettim ya da özenle sevgiyle üretilmiş/hazırlanmış olmasına özen gösterdim?

 

Nasıl mutlu olunur? İnsan kendi mutluluğunu sağlayabilir mi?

 

Seçimlerim günlük hayatımı etkiler mi?

Peki sadece neyi seçtiğime dikkat ederek, kendi dünyamı biraz daha huzurlu hale getirebilir miyim?

 

Bu sorulara herkes ancak kendi içinde samimi cevaplar bulabilir sanırım. Ben kendi cevaplarıma yaklaştıkça, kendimi çok daha hafif ve çok daha huzurlu hissediyorum. Aşağıdaki videoda biraz bundan bahsettim 🙋🏼‍♀️

Huzurun aramızda bulaşıcı olması dileğiyle, mutlu paylaşımlar, huzurlu üretimler olsun.

.

Yasemin

Bir Tatlı Huzur

bir tatlı huzur
.
insanın anına doğuveren minicik bir yeni renk dahi nasıl de neşelendiriyor o demi.

bu sabah balkuşun kahvaltısına ve benim bahçe sonrası dinlenme zamanıma Schubert in melodik renkleri eşlik ediyor. Piano Trios 1 & 2. zihnime derine, birazcık daha derine gel diye fısıldıyor sanki parlak bir gökkuşağı. elimde Okumaya devam et “Bir Tatlı Huzur”

Hem İlk Hem Sonmuş Gibi

Bu hafta zorluyor dap. Çığıran anne oldum bu günlerde.

‘Dur dapi oraya çıkma’

‘Dap oradan atlanmaz’
Onca yıl sonra ilk kez beni bu kadar zorluyormuş gibi geliyor.

.

‘Hayır arı yenmez’

‘Gecenin üçünde havlanmaz’

12 yıl dolacak birlikteyiz buyuk kizla, 13 yaşın içinde. Ama sanki iki yaşına döndü. Sürekli zararlı şeyler aklında. Yüreğim çıkıyor kendine zarar verecek diye.

.

Rahat etsin çocuklar, hepimiz rahat olalım diye bahçeli topraklı yaşam alanı seçtik. Ama her çocuk gibi, pür merak ile sınırını genişletme peşinde. Bahçeyi buldu bu kez tüm dağı fethetmek var aklında.

.

‘Kuş yakalanmaz, kaplumbağa yenmez, balkondan sarkılmaz’

Kızıyorum bi an ama sonra yine ben üzülüyorum. Onun pek umurunda değil.

.

Az önce mamaya gelen minik yavru kediye terası dar etti. Neredeyse ardından damdan atlayacaktı. Sinir korku endişe üzüntü karışıp tepeme fırladı.
Bi an dün gece gandalfın başka bi durum için kurduğu bi cümle kulağımda çınladı ‘bi gün olmayacak bu ve olsa da sorun olsaydı keşke mi dicez acaba’
Burnum sizladi. Gozum doldu. Yuttum dilimin ustunde biriken siniri. Hic bisey demedim girdim iceri, usulca geldi arkamdan, yatti. Biliyor yaptiginin yanlis, tehlikeli oldugunu ama hakim olamiyor kendine durtulerine, yapiveriyor. .

.

Bir seyi yaparken belki de onu son kez yapisimiz oluyor ama o an farketmiyoruz. Severek de yapiyor olsak, sikayetle de bir daha hic yapmama, son olma ihtimali hep var.
Son kez onunla iletisim kurma sansimsa, bilsem bunu, o davranis sonrasinda dahi aklima kizmak gelmezdi sanirim.
Son kez yikiyor olsam bulasiklari, baska seyler hissederdim galiba.
Bir daha hic sonbahar yasamayacak olsam?
Belki kizimi son kez emzirdim bu sabah, yarin istemeyecekse ya, kim bilir? Bilseydim son oldugunu ayni mi gecerdi?
Mesela 2015yilinda balkonumuza yagan karin uzun bi sure yuvama dusecek son kar oldugunu bilseydim yine ayni mi olurdu onunla muhabbetim? Bilmiyordum,ama uzun sure hic kar yagmayacak evimize, hatta burada yasar ve ölürsek ölene kadar hic balkonumuzda kar olmayacak artik. Ve ben o 2015kışıyla hakkıyla vedalaştım mı hiç bilemeyeceğim..

.

.
Ben bu sabah,

her şeyle,

herkesle,

kendimle son anmışcasına yaşamaya niyet ettim ♡

.

.
#cadıkendinenotbırakmış

Bahçenin İlk Hasatı, Ben-Keyfim-Kahyası

Türk milletii keyifçidiirr isimli çalışmamız.

image

Gandalfa dedim ki yahu şu dünya üzerinde bir millet insanı daha var mı ki ‘firepit’ başında kısır-çay keyfi akıl etsin bi de üstüne üşenmesin. Şu ateşi yaksın, soğan salça kavursun, kısır yapsın.

Çok güldü. Marşmellow mu pişirek napak yani dedi.

Kısırın daha akıllıca olduğuna kanaat getirdik. Hem çayla iyi gidyır hem karın doyuruyor daha nossun.

Bahçenin ilk hasatıyla kısırımızı yaptık daha ne isteyelim, bugün de doyduk çok şükür.

Tüm günü bahçede geçirdik, akşam yemeğimizi yedik, çayımızı içtik, ailecek ateş başında keyfimizi yaptık, yenice evimize girdik.

İnsanoğlunu beton kutılara ilk nasıl razı ettiler acaba diye konuştuk, gecenin birazında nasıl bu denli keyifli şeylerden vazgeçmiş insanlık da katlara tav olmuş ona kafa yorduk. Yok, çıkamadık işin içinden. Mümkün değil dedik.

‘Şu keyfi 10 apartman dairesi verseler değişmem’ dedi Gandalf. Katılmakla yetindim. Trilyonluk plazada da otursan şu ateşi yakıp üzerinde o soğanı kavuramıyorsan az sağına dönüp yeşilliklerini toplayıp o kısırı yapamıyorsan, taze sarımsağını elinle yetiştirmediysen bu tadı, şu keyfi satın alamıyor  işte trilyonlar.

Şükretrik milyon yıldızlı minik keyif alanımıza. Bizimle aynı yıldızları paylaşan, gökyüzüne gülümseyerek bakan herkes için birer iyi geceler tebessümü takıverdik yıldızların kuyruklarına. Sabahın hayra kalsın dünyalı dostum. Tatlı rüyalar.