Ev Yapımı Kudret Narı Macunu Tarifi

Anne cadının şifa iksirlerine biri daha eklenmişti bu yaz,

Saksıda mucize yetiştirdik, büyüye çevirdik, şifa dolabımıza attık daha ne olsun.

Söz vermiştim tarifini de yazacağım diye, kısmet bu zamanaymış demek.

kudretnarı

Doğa stajım devam ediyor.

Yıllar geçti ama heyecan dinmiyor.

Ah ahh böyle stajerlik dostlar başına <3

Domatesçe konuşmaya başladım, artık biliyorsunuz milyon defa yazdım ama hiç bıkmıyorum :)) Domates aşktır!

Salatalıkça ve bibercem de intermidiyıt oldu sanırım :))

Ama ben bu yaz en çok en başından başlayıp sabah akşam kudret narı şarkıları söyledim, kudret danır şiirleri kokladım ya hani bir de, anlatmıştım biraz şu yazıda ve şu yazıda. İşte o büyülü yolculuğun sonu kendi kudret narı hasatımız, önümüzdeki yıl için kendi sihirli tohumlarımız ve dee mucizevi kudret narı macununa çıkacakmış meğer.

Eylül ayında kendi hasatımızı yapınca macunumuzu da yapıverdim. Ohh miss <3

Blogta faydalarını da okuyabileceğiniz yazılar var 😉

Kudret narı macununu yapmak gerçekten basit.

Basit ama zor şeyler vardır ya işte onlardan. Çünkü kudret narının gerçekten güzel koşullarda yetiştiğine emin olmak gerek. Gerçi şifa niyetine evimize giren her şey için geçerli bu.

Kudret narı macununda kudret narının dışını da tamamen kullanıyoruz. Dolayısıyla havası kirli, ilaca maruz kalmış, bilmediğimiz yerde yetişmiş bir meyve bizim için uygun olmayacaktır. Bu sebeple kaynağını bilmediğimiz kudret narı meyvesini kullanmamak en uygunu.

Kaynağını bildiğimiz hatta mümkünse kendi yetiştirdiğimiz kudret narlarının olgunlaşmasını bekliyoruz.

Olgun, turuncu rengi almış, eğer daldan seçiyorsak açılmaya başlamış kudret narlarını seçiyoruz. (kudret narı olgunlaştım ben diye böyle söylüyor. ağzını narince açıyor ve çekirdekleri görünmeye başlıyor, biliyorsunuz ki artık çekirdekler olgun, meyve olgun, hasat zamanı gelmiş) Dışarıdan alırsanız muhtemelen kapalı gelecektir, şaşırmayın 😉 Olgunlaşmış olması kafi.

Meyvelerimizin üzerlerinde çok toz kir varsa yıkayabiliriz. Ama tamamen kurulayın.

Mümkün olduğunca bıçak dokunmasın istedim ben. Önce çekirdeklerini bir güzel ayıkladım. (çekirdekleri üzerinde kırmızı zarlar olan ve üzeri ilahi bir dokumayla kaplı harika şeyler, görmeden sevmeden ölmeyin 😉 ) Bu güzellikler macuna girmiyor ama zaten başka bir ilahi görevleri var, seneye yeni canlara hayat verecekler.

Çekirdekleri ayrılmış, zaten olgunlaşmış kendisi kısım kısım ayrılmaya başlamış meyveleri üşenmedim elimle minik minik parçaladım. Hoş da bir dokusu var 😉

Parçaladığınız meyveleri cam bir kavanoza koyun. Yarımlık standart kavanozlara boyuna erişmiş olgunlaşmış 2-3 meyve yetiyor. Kabınıza göre ayarı siz yapın.

Ballı Macun için:

Meyveler hazır olduğunda üzerini balla doldurun.

Kapatıp direk güneş almayan bir yere kaldırın.

Meyveler balın yüzüne çıkacağı için ilk bir kaç hafta ara sıra hafifçe çalkalayın ki meyvelerde küf vs oluşmasın.

Zamanla reçelimsi kıvam alıp biraz sulanacaktır.

35-40 günde olgunlaşıp kullanıma hazır hale gelir.

Ağızdan kullanım için ballı versiyonu daha kolay kullanılır. Ancak merhem amaçlı kullanılacaksa ya da bal tüketilemeyen haller varsa zeytinyağlı olan tarif de aşağıdadır.

Zeytinyağlı Macun için:

Kavanoza alınan meyvelerin üzerine zeytinyağı eklenir.

İlk 1 hafta güneşte bekletilir. Ara sıra ağzı açılıp hava aldırılır. Sonra direk güneş ışığı almayan bir yerde beklemeye alınır.

Yaklaşık 5-6 ay kadar sonra şifasına erişmiş kullanıma hazır olmuş olur.

İlaç Niyetine, Kudret Narı Faydaları

Ve defterine bir iksir daha ekler anne cadı!

12003925_950362028335455_5378558386699846904_n

Yaz boyunca yaşadığımız Kudret Narı Sihrini de kavanozda saklamayı başardım <3

Dolabımızda bir ev yapımı ilaç daha var artık. Hem de kendi hasatımız.

Kendi Kudret Narımızı yetiştirmeye başladığımızda hakkında zaten çok fazla şey okumuştuk. Kullanım alanları, kullananların deneyimlerini dinlemiştik. Ama her zaman söylediğim gibi kendisinin öğrettikleri paha biçilemez oldu. Okulsuz öğrenilen, yaşayarak alınan bilgi damakta nasıl da eşsiz bir tat bırakıyor.

Bir şey hakkında tamamen doğal fikirler edinmek istiyorsanız, kurgusuz bir ilişki olmalıysa, onunla konuşmaktan başka yolu yok bu işin. Bunu her seferinde tekrar idrak ediyorum. Kitaplarda ne yazdığını söylerlerse söylesinler hayat sırlarını hala dili ana özel olan şeylerde saklıyor. Kudret narı da aynı öyle anda özel bambaşa bir dil kullanıyor. Şifreleri her sabah güncelleniyor adeta ve her gün bambaşka bir canlıya dönüşüyor. Şurada maceramızın ilk kısımlarından bir bölüm var 😉

Bu yaz her sabah, geldim gittim kudret narıyla, köküyle, dalıyla, yaprağıyla, çiçeğiyle, meyvesiyle konuştum, doğrudur.

Bu yıllık ilişkimiz nihayete ermek üzere. Çiçeği, meyvesi, yaprağı.. Bambaşka şifalar oldular bize.

Yaz boyunca kokusuna doyduk, olgunlaşan meyveler ilaç oldu, yapraklar sırada bekliyor şifa çayı olacaklar.

Faydaları saymakla bitmeyen bu güzel şey gerçekten kudretli ve bambaşka bir dünyadan dünyamıza yardıma gelmiş bir bilgenin armağanı sanki.

Sen yeter ki çağır, şifa seve seve gelir <3
11811347_929111137127211_5579949732778238178_nHaydi tanışalım! Bu şeker şey de bizim kudret narımızın namı diğer goyamızın çiçeği. (solda) Bittermelon, momordica, balsam-pear gibi isimlerle de karşınıza çıkabilir. Bugün ilk meyvesini görüp, mutluluktan balkonda hoplaya zıplaya dans ederek başladı. (temmuz 31) Ben Japon geleneksel tıbbı araştırmalarım esnasında tanışmıştım ilk bu mucizeyle. Ülkemizde tam anlamıyla tanınmıyor. Sadece olgun halini (turuncuya dönmüş) bal ve zeytinyağıyla macun yapıp mide için kullanıyorlar. Oysa dünya bu şifadan sonuna dek yararlanıyor. Önemli bilim insanları özellikle kanser üzerinde yaptıkları çalışmalarda çok mühim veriler elde ettiler. Bağışıklık için müthiş bir destek. Yeşil hali pek çok hoş tarifle güzel içeceklere dönüştürüp tüketilebiliyor, hafif kızartıp ya da haşlayıp salatalara eklenebiliyor. İçerisinde hamilelere yapayı tablet tablet yutturulan ama esasında tamamen kimyasal ve yararsız olduğu söylenen folik asitin en doğal hali folat var. C vitamini ve B vitamininden oldukça zengin, içerisinde yüksek miktarda antioksidan var. B6, B12, Cvit ve çeşitli flavonoidlerle daha ne olsun dedirtiyor. Her birinin faydası tartışılmayacak kadar önemli. Tohumunu bulduğunuzda hazine bulmuş gibi sevinin ve hazine korur gibi saklayın 😉

11891051_935149806523344_2602197277005346442_n

Son yapılan bazı çalışmalar AIDSe sebep olan HIV virüsünün çoğalmasını engelleyen bir proteinin kudret narında bulunduğu yönündeymiş. Kanser üzerine yapılan araştırmalar antioksidan özelliğini kanıtlar nitelikte. Asırlardır şifa dağıtan bu mucizenin diğer bazı özellikleriyse:
* Antibiyotik etkisi var
*İçeriğinde bulunan Lutein ve lycopene tümörün büyümesini engeller.
*Ülsere iyi gelir
*Egzama, sedef ve diğer cilt hastalıklarında faydalıdır.
*Yaraların çabuk iyileşmesinde ve çabuk kapanmasında etkilidir.
*Karaciğeri destekler.
*Mide problemleri ve kan şekerinin kontrolü için yaygın olarak kullanılır.
*Bağırsak tembelliğini giderir.
*Hücreleri yeniler
*Gastrit, kolit ve kabızlık gibi sorunlara karşı kullanılır.

Kudret narının meyve ve yaprakları, mineral ve vitaminler bakımından zengindir. Özellikle demir, kalsiyum, fosfor ve B vitaminleri bakımından zengindir. Ancak bu maddelerin ne kadarının hazırlanan sıvıya geçtiği ve alınan gıda veya sıvıdan ne kadarının barsaklardan emildiği bilinmemektedir.
Özellikle Filipinlerde şifalı olduğuna inanılarak, çok yetiştirilen bir bitkidir.
Acımsı tadına karşın, birçok Filipin yemeğinde kullanılmaktadır. Filipinlerde yerel adı Ampalaya’dır. Batı ülkelerinde acı kavun (bitter melon), acı kabak (bitter gourd), Afrika hıyarı (African cucumber), balsam elması (balsam apple) veya balsam armudu (balsam pear) olarak adlandırılır.
Filipinlerde kudret narı’nın faydalı olduğu birçok hastalık olduğuna inanılmaktadır.
Yaprak ve köklerinden hazırlanan çözeltiler, hemoroit şişliklerini indirmektedir.
Yapraktan elde edilen çözelti iyi bir öksürük kesici ve ateş düşürücüdür,
aynı zamanda pürgatif (barsak boşaltıcı) ve antihelmintik (barsak kurtlarına karşı) etkiye sahiptir.
Kadınlarda kısırlık tedavisinde ve
karaciğer bozukluklarında iyileştirici olarak kullanılmaktadır.
Kudret narı antimikrobial etki gösterdiğinden, iltihaplı yaraların tedavisinde de yeri olduğuna inanılmaktadır.
Son yayınlarda, substans Q içerdiğinden AİDS tedavisinde değerli olabileceği bildirilmiştir.
 
Yukarıda yazılı etkiler, henüz bilimsel çalışmalar ile tam olarak ispatlanamamıştır, ancak bunların aksi de gösterilememiştir.
Yalnız Tip 2 diabetes mellitus (şeker) hastalığında, kudret narının şeker düşürücü etkisi olduğu gösterilmiştir. Bitki bünyesinde bulunan momordicin bitki insülini olarak da anılmaktadır.
Bitkinin yaprak ve meyvesindeki acı tadı veren bu madde, Tip 2 diabetiklilerde, kan şeker seviyesini düşürmektedir. Bu bitkinin etkisi ile, pankreasta insülin salgılayan beta hücrelerin arttığı gösterilmiştir. Bu etki, gerek kaynatılmış yapraklarda, gerek sıvı çıkarılarak hazırlanan kapsül ve tabletlerde, gerek doğrudan hazırlanan kudret narı çaylarında gözlenmektedir. Bu nedenle farmakolojik yolla hazırlanan ilaçlara gereksinim olmadan, şeker hastaları kendi hazırladıkları çay veya yaprakları kullanabilirler.
11924952_938625559509102_586852145258730495_n
Pek çok şeye iyi geldiği konuşulsa da bizim prensibimizi biliyorsunuz
“HASTA OLMA, İLAÇ KULLANMAK ZORUNDA KALMA”
var olan sağlığı korumayı esas alıyoruz.
Dolayısıyla en önem verdiğimiz kısmı bağışıklık sistemi için harika bir kür olması.
Kudret narı macununu hazırlamak kolay. Onu da detaylı yazacağım fırsat bulunca.
Ama her kısmı değerlendirilebilen bu bitki dünyadaki “paket mucize”lerden biri dolayısıyla herkes onu tanımalı. Çabam önümüzdeki yıl herkesin bir kök kudret narı olması için.
11947487_945751698796488_2275954440239143245_n
Bir sağlık profesyoneli olarak sağlık ve hastalıklara dair tüm bildiklerinizi unutmanızı ve aslolanın var olan sağlığı korumak olduğunu zihninize kazımanızı rica ediyorum.
Bunun için de sindirim sisteminizi tanımalı, ona çok iyi bakmalısınız.
<<ve

Buradaki Mantar yazısını da vakit bulunca okuyun derim 😉

Mucizelere inanırsanız onları yaşamaya başlayacaksınız 😉

Tekrar dip not düşeyim fırsat bulur bulmaz yetiştir pifff noktaları ve macun tarifi yazıları yazacağım, takipte kalın <3
Çokça kalple sevgilerimi gönderiyorum <3

Mucizeler bulsun sizi!

Bildiğim En Dingin En Ruhani Koku

Sen hiç sordun mu sarı çiçeğe?

İçinden o an geçen her neyse işte, sordun mu? Sardın mı gözlerindeki sevgiyle hiç bir sarı çiçeğin taç yapraklarını?

Arıların nasıl nazik öptüklerini, çiçeğin onları uğurlarken nasıl da nazik selamladığını, o güzel veda dansı salınımlarını hiç izledin mi rüzgarın müziğinde?

Hiç bir yerde bunun yapılabileceğini bize öğretmediklerinden ve kalp ile bakmazsak göremediğimizden nasıl akıp geçiyor güzellikler günümüzün kıyısından.

Her sabah koşup hayatımda tanıdığım en ruhani çiçeği selamlıyorum ben. Öyle çiçekçilerde bulup milyon liralara vazoda gönderebileceğiniz cinsten değil, çiçek deyince ilk akla gelen “süs” olanlardan hani. Süslü olsa da süs değil sebze bu. Bildiğimiz tek yıllık otsu, çalımsı, meyveleri de pek şifalı.

Kudret narı yetiştirip de hala koklamayanlar olduğunu fark edince nasıl derin bir üzüntü kapladı içimi. Ruhuna nasıl da güzel dokunuyor insanın halbuki… Nasıl da düşler aleminin kapısından en tatlı masalları kapıp geliyor daha ilk koklayışla.

Bir çiçeği koklamak okulda öğrenilir şey değil, çünkü okullarda belki zamanında öğretilirdiyse de çiçeklerle konuşmayı öğretmiyorlar artık. Ahh öğretseler çiçeklerle konuşmayı. Hani daha doğrusu ah bi gösterseler çiçeklerle konuşabilenler bunun mümkün olduğunu. Ağaca sarılanlar zaman geçirse okul bahçelerinde. Dünya okul oluverse o vakit, her yer okul bahçesi. Okulsuzlaşıversek, bulduğumuz her yerde öğrensek.

Balkonda aldım ben hayatımın en tatlı kokan derslerinden birini geçtiğimiz sabah horozlar öterken uzaklarda. Bir minik dal, yanından geçip domateslerimi koklamaya giderken fısıldadı kulağıma “her sabah domatesleri kokluyorsun ama bu sabah seni şu yaprakların arasında hoş bir sürpriz bekliyor” galiba tam duyamamış olmalıyım saçımın ucundan yakaladı beni. Ona zarar vermemek için refleks olarak başımı eğince yazın en tatlı kokusunu duydum. Temmuz başından beri çiçekli, defalarca kafamı içine sokmak suretiyle yaprak bakımı yaptığım, böcek temizlediğim, çiçeklerini saydığım kudret narı bu sabah buram buram daha önce tatmadığım kokular saçıyor.

Öyle bir koku ki dünyaya ait değil sanki…

Öyle bir koku ki sanki az sonra dünyanın sırlarını kucağıma bırakıverecek…

Zamanı anlatıyor, beklemeyi anlatıyor, olgunlaşmayı anlatıyor. Hani büyükler “ermedi daha o meyve ham” der ya işte öyle “ermeyi” anlatıyor bu çiçek.

Çiçek erer mi?

Eren çiçek o, evet! O koku ruhuma dokunuyor. Ruhum kabarıyor, maya oluyor bu koku, bilmem hangi yanımı büyütecek. Doğal maya…

Kalbim heyecanlı, diğer yarısına da tattırmalı bu kokuyu. Sonere sesleniyorum, geliyor. Azıcık başını eğmesini istiyorum. Almıyor kokuyu, azıcık daha sokulup şurayı koklar mısın diyorum çiçeği göstererek. Öyle ya hala içten içe acaba koku gerçekten var mı merak ediyorum, arasıra delirdiğim olmuştur, severim deliliği. Belki yine delirmişimdir. Sahi ne kadar az zaman “akıllı dünyalı”yım. Gerisi hep deli.

Üçüncü seferde alıyor kokuyu. Ohh diyor gönlüm. Gerçekmiş. Sadece bana kalsa içimde nasıl tutardım bu kokuyu. Çatlar mıydım? İncir çatlıyor tadından, nar çatlıyor, taş olsam çatlardım bu koku sadece bana kalsa, zira kudret narı da çatlıyor en sonunda.

Soner de seviyor kokuyu, o da şaşırıyor çiçeği misler gibi “çiçek” kokan sebzeye. Nasıl da esir olmuşuz öğretilere. Komik değil mi? Çiçeğin “çiçek” kokması garip geliyor bize. Aslında nasıl da güzel sebzelerin hem çiçekleri hem kokuları. Hatta biz hep düşünüyoruz şu ektikleri “süs” çiçekleri yanına aralarına azıcık da sebze sıkıştırsa belediyeler? Hatta mis gibi kudret narından sarmaşıkları olsa parkların, uhrevi kokular saçılsa, ruhumuz tazelense fena mı?

Ben bu yaz hayatımın en dingin kokusunu kokladım. En ruhani çiçeğiyle tanıştım.

Aylarca dalında kokmadan bekleyen çiçeğin bir sabah aniden nasıl da güzel kokmaya başlayabildiğini taa içinden yaşadım. Okullarda öğretilemeyecek dersler aldım ben kudret narından. Daha da öğretiyor hala.

Ben bu yaz yavrumu kudret narı çiçeğiyle, meyvesiyle tanıştırdım. Benim neredeyse 30 yıl sonra edindiğim deneyimi o henüz hayatının ilk yılı dolmadan edindi.

Öğretim-eğitim okulda olur gibi öğretilmiş ya bize hani. Farkında olmadan öğrenmişiz biz bunu ya, işte o yüzden ana baba öğrenmeyi bırakınca yavrular okulu bekliyor öğrenmek için. Halbuki o an neredeysek orası okulmuş. Olduğumuz “an” öğreten ve öğrenilen şey olunca hep birlikte öğrenmek kaçınılmazmış. Bu ahengi yakalayabilirsek eğer kendi içimizde, işte o zaman yavrularımıza daha güzel bir gelecek kalırmış.

Kudret narının ince dalı beni yakaladı ben ondan öğrendim, yavruma, sevdiğime gösterdim. Ben bu kokuyu gönlüme ektim. Sana kokladığım en dingin kokudan, en ruhani çiçekten haber getirdim. Bu yazıyı okuyan zihinlere bu bilgiyi ektim, bilin istedim ki çok güzel kokar kudret narının çiçeği yılın bu mevsimi.

Gördüğünüzde bir kudret narı çiçeğini, tanıyın, koklamadan geçmeyin istedim.

11811347_929111137127211_5579949732778238178_n