Usul, Yavaş.. Yaşam

​bu kış sonerle atışa atışa geçti

‘gidip alalım hayatım bişeyler, dolapta olsun’ ‘yok ya hu ihtiyacım, almicam’

.

.
kışlıkları yerleştirirken başladı mevzu. kışlık switler vs artık sökülmüş yırtılmış parçalanmış iyice. sadece iki kazağım kalmış eskiye eskiye. nasıl sevindim. tam 6yıldır hiç kazak, switşört almamışım. en yenisi 6yaşında. Okumaya devam et “Usul, Yavaş.. Yaşam”

'Ben dönyanın en gözel garısıyam'

‘Ben dönyanın en gözel garısıyam’
Hatırladınız hemen di mi o sahneyi? Bu fotoğrafı görünce kahkaha attım, kulaklarıma geldi çınladı bu cümle.
Kadın bahçede çalışmış saatlerce. Koltuğunun altındaki koca tepsiyi bıkbıklar için doldurmuş. E bahçenin vahşi çocukları, yabani otlar her daim başımızın tacı, bahçenin öte ucundan başının üstünde getirmiş. Yorulmuş evet ama çok mutlu.

Dur demiş bıkbıklar bitirmeden bi kare hatıra alayım da akşam gandalfa ne kadar çok ot, ısırgan, yemlik, marul, çimen, madımak, rezene, sarımsak, yediler göstereyim, sevinsin. Ama tepesindekinden haberi yok tabi.

.

Güzel elbet o his bu yorgunluk, bu sonuc.. Birlikte olınca hepsi, harika.

.

.

‘Ben dönyanın en gözel garısıyam’ aynı işte, o sahne. Tıpkı oradaki dönüşüm gibi bu da, ama galiba biraz tersine..

.

30yıldır kitap taşıdık başımızın üstünde, artık kitaplarla birlikte biraz da kendimizi, özümüzü taşıyalım hele.

.

Gül gül dünyalı dostum çekinme, valla ♡

Hala gülümsüyorum ben de.
Günaydın olsun bu arada.

Sen nasılsın bu sabah?

.

.

.

.

#cadinindogatakvimi

#günaydın

#goodmorning

Basitleşmek, Basitleştirmek, Sade Hayat

Doyuyor insan, azıcık günün getirdiklerine açık ve birazcık da kanaatkar olunca aç kalınmıyor.
Dün bizim ev bu kareyle doydu, çok şükür. Daha ne olsun.

Haftada bir öğünü böyle geçiriyoruz biz, ritüele dönüştü. Yavru kuşa haşladığım patatesi biraz fazla tutuyorum o gün (genelde çarşamba). İri iri parçalıyorum yemek saatine yakın ılık patateslerimi. Gandalf gelirken bahçeden taze taze derip getiriyor yeşillikleri. Onları da parçalayıp atıyorum üstüne. Varsa bir kaç parça kapya, bol kekik, bol sumak, bool bol limon. Yanına biraz anne şuuşusu, taze ev ekmeği.. Ohh mis gibi akşam yemeği ♡

.

Hayat bu kadar basit ve özel anlar yaratma imkanı tanıyor bize. Bundan mutluluk duyma, buna şükretme iradesine sahibiz. Ne zenginiz hepimiz esasında. Ne kadar fazla, sonsuz hatta, seçeneğe sahibiz.

.

Soner bugün biraz geç gelecek gibi. Fonda moonlight sonata tıngırdıyor. Çocuklar kendi aralarında oyun kurmuş oynuyor. Hiç bir şeysiz, bi sopa var elinde yavrucadının, her bişey o oluyor. Diğerleri de ona uyuyor. Etrafında dönüp duruyorlar, notalar uçuşuyor etraflarında. Ve ben bunları düşünürken onları izliyor, gülümsüyorum. Ne duru bir akşama konduk, ne sade bir gün geride kaldı yine

.

Sade hayat işte.

.

Sadeleştirmeye çalışıyoruz ‘hayatı’ sanki karmaşayı hayat bize yüklemiş gibi, ama o eklentiler biraz da bizden ötürü galiba dimi?
Eşyalardan, mekanlardan, işlerden dem vuruyoruz bu konulara başlarken ya hani? Tersten mi gidiyoruz? İşleri mi zorlaştırıyoruz sanki?
Hazır olmadığımız, tanımadığımız bir sürece mi itiyor bu ‘herkesin tuttuğu yol’ bizi?
Kendimizi, ilişkilerimizi, zihnimizi, soframızı, gönlümüzü bi sadeleştirmeli önce belki. Gerisi kendiliğinden gelir mi? Yükler yavaş yavaş yerleri gelince çözülür de yürek damla damla durulur mu?

.

.

Bizim için öyle oldu. İyi ki.

Önce biz basitleştik ki basitleştirebilelim. Önce düşüncelerimizi, duygularımızı, iletişimimizi sadeleştirdik ki yüklerimizden azad olabilelim yavaş yavaş. 

.

.

Kendimize yük ettiklerimiz ortadan kaybolunca kalan, sade hayat işte..

.

Sade, sadece..

.

.

#yavrucadibuyuyor

#lunanindunyaturu #cadıkendinenotbırakmış

.

.

.

.

.

#sadehayat #simplelife #simple #yavaşyaşam 

Beni Yavaşlat Tanrım

Beni yavaşlat tanrım
Ve köklerimi yaşam toprağının kalıcı değerlerine doğru göndermeme yardım et.yardım et ki, kaderimin yıldızlarına doğru daha olgun ve daha sağlıklı olarak yükseleyim.

.

Tanrım,beni yavaşlat.

Aklımı sakinleştirerek kalbimi dinlendir.. Zamanın sonsuzluğunu göstererek bu telaşlı hızımı dengele.. Günün karmaşası içinde bana sonsuza kadar yaşayacak tepelerin sükunetini ver. sinirlerim ve kaşlarımdaki gerginliği,belleğimde yaşayan akarsuların melodisiyle yıka, götür. uykunun o büyüleyici ve iyileştirici gücünü duymama yardımcı ol.. Anlık zevkleri yaşayabilme sanatını öğret; bir çiceğe bakmak için yavaşlamayı, hülyalara dalabilmeyi ögret.. Her zaman hızlı koşanın yarışı bitirmediğini ,yaşamda hızı arttırmaktan çok daha önemli şeyler olduğunu bileyim.. Heybetli meşe ağacının dallarından yukarıya doğrubakmamı sağla. Bakıp göreyim ki, onun böyle güçlü ve büyük olması yavaş ve iyi büyümesine bağlıdır..

..

Ve hepsinden önemlisi… Tanrım,bana değiştirebileceğim şeyleri değiştirmek için cesaret,değiştiremeyeceğim şeyler içinse kabullenme gücü ver. âmin.

..

Bu metin yıllaar önce nette dolaşmaya başladığında haftalık hesapta güne düşen uyku saatim 2 saat bazen daha azdı. Çoğu gece ya nöbette ya yollarda uykusuz. Üç şehir arasında mekik dokuyordum.

ımg_20160927_193608.jpg.jpeg

Şimdi evimde oturduğum yerden nefesimi hissede hissede bu manzarayı izliyor, o anın benim olduğunu biliyor, bu armağanı huşu içinde kabul ediyor ve cırcırböceklerinin melodisi eşliğinde şükrümü eda ediyorum. Durmuş zaman fanusunda yaşıyorum son yıllarda. çok candan okımuş, amiiinn demiş dilemiştim. Buradayım çok şükür. olmaz dememeli, hiç kesmedm umudumu. Hep gönlümdeydi duam o yollar yıllar boyu. Şimdi dilediğini bildiğim herkes için her fırsatta ediyorum bu duayı.
Yüreğimdeki herkesi sayıyor amin deyin diyorum cırcırlara baykuşlara sülümancıklara! Piişşt diyorum boşa gitmesin, amiinn deyiverin ♡
Yavaş mevsimim başladı, ben zamanlarım. Ortalarda görünmezsem şükürde duada eğlencede dinlencede keyifteyim. merak etmeyin.
sakiin dingiin yavaş gece olsun ♡